Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2012/28006 E. 2012/33528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28006
- Karar No
- 2012/33528
- Karar Tarihi
Sahte parayı piyasaya sürmek suçundan sanık ... 'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2011 tarihli ve 2010/193 esas, 2011/16 sayılı kararını müteakip, sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin, (KOCAELİ) 2. Ağır Ceza Mahkemesınin 23.02.2012 tarihli ve 2010/193 esas, 2011/16 sayılı ek kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Yokluğunda verilen kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 19.01.2011 tarihli ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik anılan Kanun'un 35. maddesinde yazılı şartları taşımayan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, söz konusu kararın kesinleşmemiş olduğu, bu sebeple, sanığın anılan kararı temyiz edeceğini belirterek, gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesini talep ettiği 05.12.2011 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde temyiz talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.08.2012 gün ve 46615 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 17.08.2012 gün ve KYB/2012-218519 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen kararın daha önce tebligat yapılamayan adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği bu tebliğatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmış ise de, Sanığın 19.09.2011 tarihinde cezaevine alındığı, 7201 sayılı tebligat sasının 32. maddesi uyarınca usulsüz tebligatın öğrenildiği tarihten geçerli olduğu, 5275 sayılı Yasanın 20. maddesi gözetildiğinde sanığın cezaevine alındığı tarihten itibaren CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden 8 ay sonra 05.12.2011 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu, bu nedenle sanığın vaki temyiz isteminin süresinde olmadığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.02.2012 tarih ve 2010/193 esas, 2011/16 sayılı ek-kararı sonuç itibariyle usul ve yasaya uygun olmakla, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.