Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/9381 E. 2010/11710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9381
- Karar No
- 2010/11710
- Karar Tarihi
İhbarname No : KYB-2010/139651 Genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair (BAKIRKÖY) 3. Çocuk Mahkemesinin 20.2.2009 tarihli ve 2006/3136 esas, 2009/133 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, anılan kararda sanığın silâh vasfında bulunmayan (kuru-sıkı) gaz tabancası ile havaya ateş etmekten ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 170/1. maddesi kapsamında suç oluşturmayacağı hususu, eylem hakkında hüküm kurulmamış olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması sebebiyle kanun yararına bozma talebinin dışında bırakılmış ancak, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 1.4.2010 tarihli ve 2010/3014-5196 sayılı kararıyla eylemin 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde düzenlenen suç tipine uygun olmadığı, 5326 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında yaptırıma bağlanması nedeniyle de kanun yararına bozma talebinde bulunup bulunulmayacağının takdiri için dosya iade edilmiş bulunmakla, 1- Sanığın silâh vasfında bulunmayan (kuru-sıkı) gaz tabancası ile havaya ateş etmekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1. maddesinde düzenlenen, kişilerin ..., sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silâhla ateş etme suçunu oluşturmayıp, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idarî para cezası yaptırımını öngören suçu oluşturduğunun gözetilmemesinde, 2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması hâlinde ceza hükmü kurulması gerektiği, bu hususun Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.9.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiğinin nazara alınmamasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.5.2010 gün ve 33255 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 15.6.2010 gün ve KYB-2010/139651 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi: TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın "kuru-sıkı" tabanca ile ateş etme eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah ögesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi'nin 20.2.2009 gün 2006/3136 esas 2009/133 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın tevdiine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.