Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/8875 E. 2010/11012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2010/8875
Karar No
2010/11012
Karar Tarihi

İhbarname No : KYB/2010-127138 Genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-c maddesi uyarınca iki yıl süre ile bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi şeklinde seçenek yaptırıma çevrilmesine dair (BULANCAK) Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2006 tarih ve 2005/444 esas, 2006/456 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak: Dosya kapsamına göre, sanığın kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01/06/2006 tarihli ve 2005/2722 esas, 2006/4881 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, silâh vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silâh öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.5.2010 gün ve 30610 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 3.6.2010 gün ve KYB/2010-127138 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın kuru sıkı tabanca ile ateş etme eylemi, 5237 yılı TCK.nun 170/l-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah ögesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu ve ayrıca anılan Yasanın 18. maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak, kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği, 36. madde de ise bu hususta bir düzenleme olmadığı nazara alındığında kuru-sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerekmekle Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2006 tarih ve 2005/444 esas 2006/456 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre Kabahatler Kanununun 24. maddesi hükmü gözetilerek karar verilmesi olanaklı olmakla sanığın 5326 sayılı Yasanın 36/1. madde ve fıkrası uyarınca 50 Türk Lira idari para cezası ile cezalandırılmasına, emanete kayıtlı kuru-sıkı tabanca ve eklerinin sahibine iadesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/8875, K. 2010/11012, T. 30.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2010-8875-e-2010-11012-k-875170712e63