Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2009/18412 E. 2010/8529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18412
- Karar No
- 2010/8529
- Karar Tarihi
İhbarname No : KYB-2009/262895 Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan sanık ...'ın, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2. maddeleri uyarıca 6.000+375 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair (SULTANBEYLİ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2007 tarihli ve 2005/396 esas, 2007/215 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; 1) 13.11.2004 tarihli ve 25642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanun'un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği, hükümlü hakkında yapılan karşılaştırmada, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 765 sayılı Kanun'un 59/2, 647 sayılı Kanun'un 4. maddelerince belirlenecek ceza lehe olduğu halde, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2-4. maddeleri hükümlerince verilen kararın lehe olduğundan bahisle, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 765 sayılı Kanun'un 36. maddelerinin karma uygulama yapılmak suretiyle karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.9.2008 gün ve 48318 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 19.11.2009 gün ve KYB-2009/262895 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 16.5.2005 suç tarihinde, hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dava açılan sanığın yapılan yargılaması sonunda, 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 62. ,50/1-a madde ve fıkraları uyarınca 6000 ve 375 Yeni Türk Lirası adli para cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Özel Yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırması suretiyle belirlenir" hükümleri uyarınca, hapis cezasının günlüğünü (12) Türk Lirasından paraya çevirmeyi öngören 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 50. ve hapis cezasının günlüğünün 20-100 Türk Lirasından paraya çevrilmeyi gerektiren 52. maddelerine göre, sanık lehine olduğunun gözardı edilmesi, Usul ve Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığının Kanun Yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Sultanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 13.11.2007 gün ve 2005/396 -2007/215 sayılı kararının, CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), hükümden "5237 sayılı TCK.nun 62, 50/1-a, 52/2. madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine sanığın "765 sayılı TCK.nun 59., 647 sayılı Yasanın 4. ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 72. maddeleri uyarınca 3.975 Türk Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına" karardaki sair hususların aynen korunmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 14.6.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.