Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/6386 E. 2010/9172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6386
- Karar No
- 2010/9172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kavgada silah boşaltmak HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkası nedeniyle tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen itirazların reddine, ancak: 1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen İlk hükmün Yargıtay tarafından "sanığın hukuki durumunun 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasalara göre yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu" gerekçesi ile bozulması üzerine duruşma açılıp bozmaya uyulduğu halde, Tekerrürün, 5237 sayılı TCK.nda artırım nedeni olarak düzenlenmediği ve aynı yasanın 7/3. madde ve fıkrası uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin de uygulanamayacağı, bu durumda olay ve uygulama itibariyle 5237 sayılı TCK.nun, 765 sayılı TCK.na nazaran sanık lehine olduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca; 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme olması, yine 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin, 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre kendisinin darp edilmesine kızan sanığın olaydan kısa bir süre sonra ruhsatsız tabanca ile mağdurun bulunduğu kahvehanenin önüne gelerek ateş edip, geldiği taksi ile olay yerinden ayrılması şeklindeki eyleminin 765 sayılı TCK.nun 264/7, 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde-fıkrasında tanımlanan suçu oluşturmakla, lehe yasanın belirlenmesinin bu doğrultuda yapılması gerektiği gözetilmeden, eylemin kavgada korkutmak amacıyla silah boşaltmak olarak kabulüyle suç niteliğinin tayininde hataya düşülmesi,Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kavgada korkutmak amacıyla silah boşaltmak suçundan kurulan hükümde CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca hükmonulan cezanın tür ve tutarı saklı kalmak üzere (BOZULMASINA), 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.