Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/696 E. 2026/2054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/696
Karar No
2026/2054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/859 E., 2025/1170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/198 E., 2025/161 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, kredi temini amacıyla davalıya devredildiğini ileri sürerek inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davacı-birleştirilen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı-birleştirilen davada davacı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...asıl davada inanç sözleşmesi gerek yapılan yemin beyanında gerekse taraflar arası düzenlenen protokolle ispatlanmış olduğundan asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine.” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen dava davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı lehine kredi çekmek amacıyla davacının dava konusu taşınmazı davalıya satış gösterdiği, davalının çektiği krediyi davacıya verdiği, aralarında bu işleme ilişkin protokol düzenlendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kredi ödemelerinin davalı tarafından yapıldığı ispat edildiğine göre dava tarihi itibarı ile ödenen paranın ödeme tarihleri dikkate alınarak denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplananan miktarın depo ettirilmesi ve bu miktarın davalıya ödenmesinde isabetsizlik bulunmadığı...” gerekçesiyle davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalısı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz talebinde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 24.12.2025 tarihli ek kararla temyiz başvurusu süresinde yapılmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; dilekçelerindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddia ve savunmalarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince 24.12.2025 tarihli ek kararla temyiz başvurusu süresinde yapılmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişse de davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin önceki kararların bizzat tebliğ edildiği ve dilekçelerinde de belirttiği adrese tebligat yapılmadığı gibi ilgili vekile e-tebligat da yapılmamış olup (kaldı ki temyiz değerlendirmeye yönelik ilgili ek karar belirtilen vekile e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir) ilgili vekilin ek karara karşı temyiz itirazlarının kabulü ile 24.12.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. 2. Davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/696, K. 2026/2054, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-696-e-2026-2054-k-8fade98113f8