Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3997 E. 2026/2091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3997
- Karar No
- 2026/2091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/549 E., 2025/1391 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/763 E., 2022/874 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin çocuğu olan ...'nın trafik kazası sonucu öldüğünü, ...'nın davalı ...'e senet ile borçlu olduğunu, aynı zamanda ... ve Reasürans Şirketleri Birliğinin de murisin öldüğü trafik kazasında kazaya karışan motoru kullandığı iddiasıyla mirasçıları olan müvekkilleri hakkında aynı kazada ölen ... ...'ın mirasçılarına ödenen bedel sebebiyle rücuen icra takibi yaptığını, bu takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ancak karşı tarafın itirazın iptali davası açtığını, murisin ölüm tarihi itibariyle aktif malvarlığı bulunmadığını, ölüm tarihindeki ekonomik durumunun borçlarını karşılamaya yetmediğini ileri sürerek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...’nın ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğuna ilişkin hukuki bir durumun söz konusu olmadığını, mirasın hükmen reddi koşullarının oluşmadığını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; başlattığı icra takibinden ... Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğünün 12.08.2021 tarih ve 489630 sayılı yazıları ile vazgeçildiğini, icra dosyasının vazgeçme nedeniyle kapatıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre murislerin vefat tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğu, davacıların terekeyi sahiplenme anlamına gelecek herhangi bir davranışının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların murisi olan ...'nın terekesinin borca batık olduğunun ve davacı mirasçılar yönünden murisin mirasının hükmen reddedilmiş sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların terekeyi kabul edecek anlamda bir davranışının bulunmadığı, murisin terekesinin aktifinin borcu ödemeye yeterli olmadığı anlaşılmakla verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişinin yetkisi ve görevi dışında değerlendirme yaptığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, mirasın reddi şartlarının oluşmadığını, muris ...'nın mirasçıları olan annesi ... ve babası ...’nın destekten yoksun kalma tazminatını müvekkili kurumdan tahsil ettiğini, sonrasında kendilerine rücu edilerek haklarında başlatılan icra takibinden sonra bu davayı açarak mirası reddetmelerinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.