Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2525 E. 2026/2428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2525
- Karar No
- 2026/2428
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1836 E., 2026/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayındır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/388 E., 2025/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1 36... parsel sayılı taşınmazda elbirliği hâlinde paydaş malik olduğunu, davalının 20.01.2023 tarihinde taşınmazda pay satın aldığını, müvekkillerine bu satışın bildirilmediğini, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, tapuda davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kök muris ...’dan intikal ettiğini, murisin ölümünden sonra 1984 yılında fiili taksim yapıldığını, davacılar murisi olan ...’in kendi payı üzerine ev yaptığını ve kapı numarası 4 olan bu evde hâlen davacılardan ... ve ...’in oturduğunu, taksim ile ayrılan kısımlar üzerine yapılan yapıların bağımsız girişleri ve abonelikleri olduğunu, müvekkilinin satın aldığı payın 2/d kapı numaralı bina olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim olgusunun sabit olduğu ve bu nedenle davacıların ön alım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim olgusunun ispatlanmış olduğu, İlk Derece Mahkemesince taşınmazda fiili paylaşım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazda fiili taksim bulunmadığı, dava dışı pay satan paydaş ...’in kullanımında bulunan bölüm bulunmadığı, taşınmaz üzerinde bulunan evler arasında geçişlerin olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.