Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2395 E. 2026/2258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2395
Karar No
2026/2258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/1658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2024/387 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş maliki olduğu dava konusu 977 parsel sayılı taşınmazda ½ pay maliki olan ...’ın payını daha sonra yine kendisine devredilmek üzere kredi çekmesi için ... ...’a devrettiğini, ancak ...’in devraldığı, bu payı 10.05.2022 tarihinde ...’ye trampa işlemi ile devrettiğini, ...’nin de 07.10.2022 tarihinde ...’a trampa işlemi ile devrettiğini, trampa işleminin gerçek olmayıp kanunu dolanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın davalı adına kayıtlı payının tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının iddia ettiği iç ilişkileri bilmediğini, kendisinden önceki malikleri tanımadığını, muvazaalı bir işlem yapılmadığını, trampa işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "biz ağaçlara göre sıra sıra kardeşler arasında araziyi böldük, biz bu bölmeye göre herkes kendi bölümünü kullandı, böldüğümüz kısmı sattı sattığından haberimiz yoktu, bu yüzden ön alım davası açtık, araba ve diğer ilişkilerden haberim yoktur" şeklinde beyanda bulunarak fiili taksim durumunu kabul ettiği, fiili taksim durumuna göre davacının ön alım hakkını kullanmasının iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, keşifte ve bilirkişi raporlarında da fiili taksime ilişkin bir tespit bulunmadığını, müvekkilinin 6 kardeşi olduğunu, dedelerinden kalan taşınmazların tamamından söz ederken sanki dava konusu taşınmazdan söz ediyormuş gibi bir intiba oluştuğunu ve buna dayalı olarak hatalı karar verildiğini, müvekkilinin yaşının 65 üzeri olup anadilinin Kürtçe olduğunu, bu hususun Mahkemece gözetilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2395, K. 2026/2258, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2395-e-2026-2258-k-fa9a36739fce