Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2174 E. 2026/2504 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2174
- Karar No
- 2026/2504
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1697 E., 2025/215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2022/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 3 61... parsel sayılı taşınmazda bulunan ... numaralı bodrum daireyi ablası olan davalıya kendisine bir ev bulana kadar kullanması için geçici olarak verdiğini, ancak davalının eve yerleştikten sonra kendisine yeni bir ev aramayı bıraktığını, üstelik taşınmazı başka birine kiralayarak bundan gelir sağladığını, davacının uyarılarına rağmen kullanımın devam ettiğini ileri sürerek, müdahalenin men’ine ve şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, iddia olunduğu gibi taşınmazın kendisine kullanımı karşılığında verilmediğini, bu yerin iş yeri statüsünde olduğunu, bodrum kat olup kardeşler arası taksimde davalıya isabet ettiğini, taşınmazın tüm kardeşlerce ortak alındığını, binanın da birlikte yapıldığını, imar-ihya sürecinde davalının taşınmaza 110.000,00 TL masraf yaptığını ve taşınmazı kiraya verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı ve dükkan görünümlü taşınmazın kiraya verilerek haksız kazanç sağlandığı, davacının davalının ev bulana kadar taşınmazda oturmasına izin verdiği, ne var ki davalının davacının rızası ve bilgisi dışında taşınmazı üçüncü bir kişiye kiraladığı, bu nedenle ecrimisil hususunda davacı taraf lehine hak doğduğu" gerekçesiyle, "davalının yapmış olduğu müdahalenin mennine, 59.386,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tapu kayıtlarına göre davacının taşınmazda 3200/8071 pay oranında malik olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, kullanımının bir hakka dayandığının usulünce ispatlanamadığı, cevap dilekçesindeki iddiaların bu davada dinlenmesinin mümkün olmadığı, davalının kullanımda olan kısmın tamamı için elatmanın önlenmesine karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak ecrimisil yönünden dava dilekçesinde açıkça taşınmazın davalı tarafından kullanması için izin verildiğinin belirtildiği, iş bu dava açılmadan önce verilen rızanın geri alındığının ispatlanamadığı, bu nedenle ecrimisil istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönüyle kabulüne, el atmanın önlenmesi yönünden istinaf talebinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde: 1. Dava konusu taşınmazın bodrum katının iş yeri statüsünde olup davalıya ait olduğunu, davalının bu yerde hiç oturmadığını, dava konusu yerin taşınmazın bağımsız bölümleri taksim edilirken müvekkiline düştüğünü, taşınmazın kardeşleri ile birlikte alındığını akabinde bağımsız bölümün bulunduğu binanın yine kardeşlerce el birliği ile yapıldığını ancak tapunun davacı adına çıkartıldığını, tüm vergilerin yıllardır müvekkili tarafından ödendiğini, resmî işlerinin (fatura vb.) davalı tarafından yapıldığını, 2. Taşınmazın davalı tarafından imar-ihya edildiğini, 110.000,00 TL masraf yapıldığını, ancak mülkiyet iddiasındaki kimsenin bu masrafları yapacağını, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, 3. Belirlenen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ile ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentte belirtilenler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi sonucu ile karşılaşılabilir. Somut olayda; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; Mahkemece müdahalenin men’ine karar verilen taşınmazla ilgili hüküm fıkrasında parsel numarasının belirtilmemesi, ayrıca taşınmazda kat mülkiyeti bulunmamasına ve 7 No.lu olduğu yönünde iddia ileri sürülmemesine rağmen 7 No.lu bağımsız bölüm üzerinden hüküm kurulması da infazda karışıklık yaratacağından doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen husus gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A-1 bendindeki “... Mah. ... Cad. 87/4, 361 Ada, 7 nolu bağımsız bölümlü taşınmazda davalının yapmış olduğu müdahalenin men’ine,” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “... Mah. 3 61... parsel sayılı taşınmazda bulunan 87 No.lu binanın bodrum katındaki işyerine yönelik davalının el atmasının önlenmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.