Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2043 E. 2026/2426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2043
- Karar No
- 2026/2426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2539 E., 2026/412 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/368 E., 2025/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 157 85... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/4 hissenin 29.07.2022 tarihinde dava dışı ... Kuş tarafından toplam 200.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu satışın müvekkillerinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkillerinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yapılan işleminden haberinin bulunduğunu, bu nedenle eldeki davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın taraflarca fiilen taksim edilerek kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli ve 2024/368 Esas, 2025/292 Karar sayılı kararı ile; "... dava konusu taşınmazın en kuzeyinde bulunan ve ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan 09.05.2025 tarihli raporun 2. sayfasına yer alan krokide A harfi ile gösterilen bakımsız bağın davalıya ... tarafından satıldığı, taşınmazın ... 'un babası ... , davacının babası ... ve davacının halası olan ... arasında 3 parçaya bölündüğü, yine bu krokide B harfi ile gösterilen bakımlı bağın ...'a ait olduğu, C harfi ile gösterilen boş kısmın ise davacının babası ...'a düştüğü, ...'a düşen kısımda da daha önce bağ bulunuğu ancak ...'un Ankara'da oturması nedeni ile bağı ile ilgilenemediğinden bağın ....'un oğlu olan ve tanık olarak dinlenen ... tarafından söküldüğü, bu itibarla taşınmazın fiilen taksim edildiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2026 tarihli ve 2025/2539 Esas, 2026/412 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Fiili taksimde yasal ön alım hakkına konu payın bulunduğu taşınmazın paydaşlarınca özel olarak, kendi aralarında taksim edilmesi ve her bir paydaşın belirli bir kısmını kullanması durumu olduğunu, ayrıca ortaya çıkan bölümlerin paydaşlara özgülenmesi gerektiğini, mahkemenin bu ilkeleri dikkate almadan davanın reddine karar verdiğini, 2. Davalıya pay satan ...'nin 123,77 m²'lik üzerinde bıraktığı bir payının dahaolduğunu, bu payın taşınmazın neresinde kaldığı ile kim tarafından kullandığının kararda açıklanamadığını, 3. Fiilen kullanımda bulunduğu belirtilen paydaşların kullandıkları yere ait tapuda yer alan yüzölçümü ile fiilen kullandıkları belirtilen yerlerin yüzölçümlerinin birbirine eşdeğer olmadığı, 4. Tanık tarafından tarafların kullandıkları yerler hakkında bariz sınırların olmadığının beyan edildiğini, 5. Müvekkilinin babası ...'ın Ankara'da yaşaması nedeniyle kullandığı bir yerin zaten olmadığını, bağlı olarak fiili taksimin de yapımış kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.