Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/852 E. 2025/1585 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/852
Karar No
2025/1585
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1735 E., 2023/1249 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/194 E., 2023/385 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mirasın reddine ilişkin kararın tapu siciline tescil edilmeyip kesinleştirilmemesi sebebiyle 6 aylık süresinin başlamadığını, davalının muris ......nun mirasını Kilis Sulh Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/807 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararı ile reddettiği, müvekkilinin davalıdan alacaklı olmasına rağmen bu alacağını yasal yollardan tahsil edemediğini belirterek mirası reddin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddini talep ettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiği, süreci takip eden ve davalı tarafından bilgilendirilen davacının bilgi sahibi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalının emekli maaşından kesinti yaptırarak yasal yollardan alacağını devamlı olarak tahsil ettiğini, davacının kendisini yıpratmak niyetinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ret tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında altı aylık hakdüşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde : a.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, b.Kanunun amaçsal yorumunun yapılması gerektiğini, hakimlerin takdir yetkisi bulunduğunu, c.Gerekli koşulların oluşup oluşmadığının incelenmediğini, ret kararının özel kütüğüne tescil edilmediğini, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen bu şartın somut olayda yerine getirilmediğini, bu nedenle sürenin başlamayacağını, gerekli tescillerin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının alacaklılarını zarara uğratmak için ret beyanında bulunduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; TMK’nın 617. maddesi uyarınca açılan mirası reddin iptali istemine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (4721 sayılı Kanun) 617. maddesindeki hükme göre; "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir." 2. 21.07.2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39. maddesindeki hükme göre; "Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Mirasçının mirası reddetmesi halinde, sulh hakimince düzenlenecek bir tutanakla reddeden mirasçının açık kimliği belirlenir ve ret beyanı mirası reddedene veya istem, bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmış ise vekiline imza ettirilip, hakim ve zabıt katibince imzalanır. Vekilin vekaletnamesi bu tutanağa eklenir. Süresi içinde yapılan ret beyanı Mahkemece tutulan özel kütüğe işlenir. Bu kütükte miras bırakanın adı ve soyadı ile ölüm tarihi, mirasın ret tarihi ve reddedenin adı ve soyadı, ret beyanını içeren tutanağın tarihi ve numarası ile mirasçılık belgesini veren mahkemenin esas ve karar numarası gibi hususlara yer verilir. Süresi içinde yapılmayan ret beyanları bu kütüğe yazılmaz. Reddeden mirasçıya isterse, mahkemenin özel kütüğünün kayıt numarasını içeren, mahkeme mührü ile mühürlenmiş ve zabıt katibi tarafından onaylanmış mirası reddettiğine ilişkin bir belge verilir." 3. Somut olaya gelince; Davalı ... 09.07.2021 tarihinde mirasbırakanı ......dan intikal eden mirası reddettiğini bildiren dilekçesini Mahkemeye vermiş, dava konusu iptali istenen Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi 09.07.2021 tarih ve 2021/807 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararı ile ...'nun mirasbırakan ......dan intikal eden mirası reddettiğinin tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmiştir. Mirasın reddinin iptaline ilişkin eldeki dava ise 01.06.2023 tarihinde açılmıştır. 21.07.2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasına göre süresi içerisinde yapılan mirasın reddi beyanın Mahkemece tutanakla belirlenerek özel kütüğe tescili gerekmektedir. Dava konusu olayda ise davalı mirasçı 09.07.2021 tarihinde mirası red beyanında bulunmuş, mirasın reddi beyanının tespit ve tesciline ilişkin karar aynı gün verilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 28. maddesindeki aleniyet ilkesi uyarınca Mahkemece mirasın reddi beyanının tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmediği sürece mirasın reddine ilişkin beyan aleniyet kazanamaz. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2013/148 Esas, 2014/62 Karar sayılı kararında da; 4721 sayılı Kanunun sisteminin "ret tarihi"nin mirasın ret beyanın sulh hakimine ulaşmasıyla tutanakla tespiti ile özel kütüğe tescil edilmekle alacaklılar tarafından mirasın ret beyanın derhal öğrenilebilme imkanını tanıdığı, alacaklıların sulh hukuk mahkemesi nezdinde yapacakları girişim ile mirasın reddi beyanın öğrenme imkanına sahip olduklarını belirtmiştir. Bu durumda 4721 sayılı Kanunun sistemi de nazara alındığında alacaklı için mirasın reddedildiğinin bilinebilme imkanı ancak kütüğe bu hususların yazılması ile mümkündür. Dairemizce dosya kapsamında bulunmadığından geri çevirme kararı ile ret beyanının özel kütüğe tescil edilip edilmediği mahkemesinden sorulmuş, cevaben mirası ret beyanının özel kütüğe tesciline ilişkin bilgi girişinin yapılmadığı bildirilmiştir. Bu haliyle somut olayda, davacı alacaklının ret beyanından haberdar olma imkanı bulunmadığından mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesinden itibaren 4721 sayılı Kanunun 617. maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin başlayacağı gözetilmeksizin, davanın açıldığı tarih esas alınarak hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. #######

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/852, K. 2025/1585, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-852-e-2025-1585-k-d94ad594b45c