Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5460 E. 2026/1824 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5460
Karar No
2026/1824
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/901 E., 2025/1236 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/211 E., 2021/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının malik olduğu 4 02... parsel sayılı taşınmaza sınırdaş olan 4 02... parsel sayılı taşınmazın 24.10.2019 tarihinde davalı tarafından satın alındığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i maddesi uyarınca ön alım hakkına sahip olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 4 02... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 500.000,00 TL'sinin peşin, geriye kalan kısmının taksitle ödenmek üzere toplamda 1.000.000,00 TL'ye satın alındığını, satıcı lehine ... ipotek tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/138 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.2.2024 tarihli ve 2024/258 Karar sayılı kararıyla; "somut olayda dava konusu taşınmazın büyüklüğünün, 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde belirtilen asgari tarımsal arazi büyüklük miktarı ile hedeflenen miktarın çok üzerinde olduğu hatta Kanunun 8/A maddesinde belirtilen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün (10.000 m²) de üzerinde olduğu, bu taşınmaz hakkında önalım hakkının kullanılması için haklı bir sebep bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.04.2025 tarih ve 2025/1799 Karar sayılı ilâmıyla; "dava konusu taşınmaz dikili tarım arazisi olarak nitelendirilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 04.02.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 4 02... parsel sayılı taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu, keşif tarihi itibarıyla taşınmazın tamamının sürülü olduğu ekili ve dikili tarımsal ürün bulunmadığı belirtilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmenin, bilirkişi raporu ile çelişkili olduğu anlaşılmakla, Mahkemece dava konusu taşınmazın niteliğinin Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünden de sorularak bilirkişiler tarafından duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5403 sayılı Kanun'un 8/3. maddesinde, mutlak tarım arazilerinde asgari büyüklük 2 hektar (20.000 m²) olarak düzenlendiği, somut olayda dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde belirtilen asgari tarımsal arazi büyüklük miktarı ile hedeflenen miktarın üzerinde (25.762,00 m²) olduğu, bu taşınmaz hakkında ön alım hakkının kullanılması için haklı bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesinin hatalı yorumlandığını, bu davada irdelenmesi gerekenin yeter gelirli tarımsal büyüklük olduğunu, zira asgari tarımsal büyüklük ölçütlerine göre daha özel bir düzenleme olduğunu, Mahkemece sadece asgari tarımsal büyüklük dikkate alınarak karar verildiğini, sulu tarım arazisinde bu sınırın 55 dekar olduğunu, davalının arazisinin üzerinde olduğunu, Tarım Orman Bakanlığı tarafından tarımsal arazilerin mülkiyetinin devrine ilişkin Yönetmeliğin 6/1. maddesi uyarınca, yeter gelirli arazilerin altında bölünemeyeceğinin belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Kanun Koyucu tarafından, komşu parsel sahibince ön alım hakkının kullanılması için herhangi bir büyüklük sınırının koyulmadığı, sadece aynı satışa ve parsele ilişkin birden fazla komşu parsel sahibi tarafından ön alım hakkının kullanılması durumunda, 5403 sayılı Kanun'un 8/i-(2) bent uyarınca davaya konu parsel ile tarımsal bütünlük oluşturan parsel malikine ön alım hakkının kullandırılması yönünde bir sınırlandırma yapıldığı, bu nedenle inceleme konusu davada davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun kararına iştirak edemiyoruz.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5460, K. 2026/1824, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5460-e-2026-1824-k-d993e0addd6d