Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4751 E. 2026/2610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4751
Karar No
2026/2610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3034 E., 2025/2082 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2024/172 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/266 Esas sayılı dosyası ile görülen tapu iptali ve tescil davasında dava konusu taşınmazların davalıya intikaline esas veraset belgesinin iptali ile hasımlı veraset ilâmı alınması için müvekkiline süre verildiğini, müvekkilinin babası ...’ın 29.03.1981 tarihinde öldüğünü, Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1981/376 Esas ve 1981/409 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olarak eşi Kadriye ile çocukları ... ve ...'ın göründüğünü, davalı ...'ın gerçek anne ve babası ... ve ... olmasına rağmen müvekkilinin babasının nüfusuna kaydedildiğini, Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/525 Esas ve 2020/299 Karar sayılı kararı ile davalının nüfus kaydının düzeltilmesine, ...'ın gerçek annesinin ..., gerçek babasının ... olduğunun tespitine ve nüfusa bu şekilde tesciline karar verildiğini, 1981 tarihli mirasçılık belgesinde davalının müvekkilinin babasının mirasçısı görünmekte ise de davalının mirasçılık belgesinde söz edildiği şekilde bir ilişkisi bulunmadığını, murisin tek mirasçısının davacı müvekkili olduğunu ileri sürerek, Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1981/376 Esas ve 1981/409 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin biyolojik ailesini kısa süre önce öğrendiğini ve bu kişilerle aile hayatı yaşamadığını, müvekkilinin doğumunda ...’a evlatlık olarak verildiğini ve onun nüfusuna kaydettirildiğini, muris ... ve ...’ı öz ailesi olarak bildiğini, gerçeği müvekkiline davacının dâhi söylemediğini, nüfus kaydının düzeltilmesi davasında huzursuzluk çıkarmamak ve annesi olarak bildiği ...’ı üzmemek için kabul ettiğini, müvekkili ile ... ve ... arasında gerçek bir aile ilişkisi olup müvekkilini öz oğulları gibi büyüttüklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/525 Esas ve 2020/299 Karar sayılı kesinleşmiş ilâmı ile dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre ...'ın 29.03.1981 tarihinde ölümü ile geriye eşi ... ve kızı olan davacının kaldığı, eşi ...'ın 19.08.2021 tarihinde öldüğü, bu hâliyle dava tarihi itibariyle tek mirasçısı olarak davacının kaldığı, davalı ... ile davacı murisi ... arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığı, iptali istenen Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1981/376 Esas ve 1981/409 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olarak düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.04.1981 tarih ve 1981/376 Esas, 1981/409 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile ...'ın miras meselesi 1 pay olarak kabul edilerek 1/1 payın ...’a aidiyetine, verasetin bu şekilde sübutuna karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murise ait güncel nüfus kayıtlarında tek mirasçı olarak davacının göründüğü, davalının mirasçı sıfatının bulunmadığı, buna göre davalıya pay verilen Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.04.1981 tarih ve 1981/376 Esas, 1981/409 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olduğu, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin biyolojik ailesini kısa süre önce öğrendiğini ve bu kişilerle aile hayatı yaşamadığını, müvekkilinin doğumunda ...’a evlatlık olarak verildiğini ve onun nüfusuna kaydettirildiğini, muris ... ve ...’ı öz ailesi olarak bildiğini, gerçeği müvekkiline davacının dâhi söylemediğini, müvekkili ile ... ve ... arasında gerçek bir aile ilişkisi olup müvekkilini öz oğulları gibi büyüttüklerini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4751, K. 2026/2610, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4751-e-2026-2610-k-b3c000253b4a