Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4232 E. 2026/2696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4232
- Karar No
- 2026/2696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1184 E., 2025/1009 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/487 E., 2023/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların murisine ait taşınmazın murisin sağlığında muvazaalı olarak davalının vekâletiyle dava dışı .... isimli şahsa devredildiğini, daha sonra ....’in, hissesini davalıya 30.03.2012 tarihinde tapuda satış suretiyle devrettiğini, davalıya satılmadan önce muris ve mirasçılar arasında 29.03.2012 tarihli protokol tanzim edildiğini, hem taksime konu taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığını, hem de protokol aslının değil fotokopisinin davacıda bulunduğunu, davalı tarafından protokol aslı ibraz edilmeyip protokol kabul edilmez ise miras taksim sözleşmesine dayalı bir talepte bulunmalarının söz konusu olamayacağını, murisin 27.07.2019 tarihinde öldüğünü belirterek miras taksim sözleşmesi ve veraset ilâmı gereği davalı adına kayıtlı payın 1/5’inin iptali ile davacı adına tescilini, aksi hâlde muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile muris adına tapuya tescilini dava etmiştir. 2. Davacı ... vekili birleştirilen dava dilekçesinde; davalının, murisleri ... 'tan aldığı vekâletname ile murisin maliki olduğu 35 41... parselde kayıtlı taşınmazdaki payını komşuları olan .... isimli şahsa tapuda satış göstererek devrettiğini, satış işleminin muvazaalı olduğunu, tarafların kardeşi ... 'ın satışı iptal ettirmek için murislerinden aldığı vekâletname ile dava açtığını, ilgili davanın açılmasının hemen ardından davalı ... ile bir protokol düzenlendiklerini, protokol uyarınca taşınmazın tamamının vakti geldiğinde mirasçılara fiilen ve değer olarak taksim edilmek üzere murisin en büyük çocuğu olan davalıya verilmesi hususunda anlaştıklarını, protokolün ilk ve gerçek aslının davalıda olduğunu belirterek miras taksim sözleşmesi ve veraset ilâmı uyarınca davalının payından 1/5’in iptali ile davacı adına tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile muris adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili asıl ve birleştirilen davaya cevabında özetle; dava konusu taşınmazın muristen kalan taşınmaz olması nedeniyle bütün mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerektiğini, muris ...'in müdahalesiyle mirasçılar arasındaki anlaşmazlığın 29.03.2012 tarihli protokol imzalanarak giderildiğini, kardeşler arasında anlaşmazlığın bir daha yaşanmaması için bütün mirasçılar arasında mirasın taksim edildiğini, protokolün aslının taraflarında mevcut olmadığını ve muvazaalı bir işlem yapılmadığını belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca dava konusu hissenin ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu olayda inançlı işlem söz konusu olduğunu, fakat 5403 sayılı yasa uyarınca ifraz şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ve birleştirilen davada davacı ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde; olayda muvazaa olduğunun belli olduğunu, her ne kadar kararın hukuki gerekçesi olarak 29.03.2012 tarihli protokol ileri sürülmüşse de, bu protokole ilişkin olarak davacı vekilinin evvelce içeriğine ve imzasına itiraz ettiğini, protokolün dava dosyasına sunulamadığını, böyle bir protokol olup olmadığının dâhi şüpheli olduğunu, aslının ıslak imzalı olarak dosyaya sunulması gerektiğini, içeriğini ve kapsamını bilmedikleri işbu protokole de itiraz ettiklerini, davanın ve birleştirilen davanın kabulü gerektiğini belirtmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava ve birleştirilen dava; tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; tesis edilen gerekçe olay ve oluşa uygun değildir. Miras payının devri, açılmış miras payının devri şeklinde gerçekleşebileceği gibi açılmamış miras payının devri şeklinde de gerçekleşebilir. Miras ölümle açılır ve herhangi bir işleme gerek olmadan kendiliğinden bir bütün olarak mirasçılara intikal eder. Mirasçılar miras yoluyla kendilerine intikal eden hakları ister diğer mirasçılara isterse mirasçı olmayan kişilere bedelli ya da bedelsiz olarak devredebilirler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677/1 hükmü gereğince terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Açılmamış mirasta, miras payının devri sözleşmesi mirasbırakanın ölümünden önce gerçekleşen bir hukuki işlemdir. Açılmamış miras payını devralan mirasçının sadece kendisine devredilen haklara yönelik bir alacak hakkı söz konusudur. Açılmamış miras payının devri sözleşmesi, mirasçılar arasında yapılmış ise adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Resmî şekil koşulu aranmaz. 4721 sayılı Kanun’un 678. maddesinde mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmelerin geçerliliği mirasbırakanın katılımı veya iznine tâbi kılınmıştır. Somut olaya gelince, murisin sağlığında yapılan protokol başlıklı sözleşmede, hem murisin katılımı hem de davalı mirasçısı ... ile diğer mirasçıları olan davacı ve birleştirilen davadaki davacının katılımı ile dava konusu taşınmazın ...’a bırakıldığı açıkça belirtilmiştir. Sözleşme geçerli olup açılmamış miras payının devri sözleşmesi kapsamında davalı ... adına tapuya tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali için başkaca haklı bir sebep bulunmamaktadır. Bu gerekçeyle davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken protokolün miras taksim sözleşmesi olarak değerlendirilmesi ve 5403 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın ifrazının kabil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yukarıda açıklanan biçimde değiştirilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.