Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4168 E. 2026/1960 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4168
- Karar No
- 2026/1960
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/154 E., 2025/1009 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/253 E., 2021/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 55 parsel ve 1 20... parselin ... kızı ...'a ait iken 26.05.2004 tarihinde ölmesi ile mirasının tek kardeşi müvekkili ...'e kaldığını, davalı ...’ın babası ...’un nüfusta ... ve ...'ten olma gibi kaydedildiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/391 Esas, 2005/577 Karar sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemenin 08.12.2005 tarihli ilâmı ile ... ...'ın baba adı ..., anne adı ... olan kaydının iptaline, adı geçenin ... ... ile ...'ın evladı olarak kaydedilmesine kararı verildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek 23.05.2008 tarihinde kesinleştiğini, davalının annesi davalıya velayeten ... Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaat ederek ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2005 tarihli ve 2004/387 Esas, 2005/444 Karar sayılı vasiyetnamenin açıklanmasına ilişkin karar ile ... Noterliğinin 19.06.1997 tarihli ve 6178 sayılı vasiyetnameyi infaz ettirerek dava konusu 1 20... parseli 29.08.2006 tarihinde vekili aracılığıyla davalı ... adına tescil ettirdiğini, dava konusu 55 numaralı parseli ise 24.09.2007 tarihinde intikal ve vasiyetnamenin infazıyla kendisi ve velayeti altındaki çocuğu ... adına verasete iştirak olarak tescil ettirdiğini, davalı ...'ın ve murisi ... ...'ın tapu maliki ... ile miras bağı kalmadığını, ... Noterliğinde 19.06.1997 tarihli ve 6178 sayılı vasiyetnamesi ile müvekkilinin murisi ..., ... Beldesi 1 20... parsel dışında ayrıca ... Köyü 55-52-76-47-716-2-28-38-44- 29... parsel sayılı taşınmazları da davalı ... oğlu 1992 doğumlu ...'a vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin yapıldığı tarihte murisin hukuki ehliyeti olmadığını, kendi işlerini yürütecek şekilde iradeye sahip olmadığını, vasiyet yapan ile vasiyet yapılan arasında herhangi bir akrabalık bağının olmadığını, bu nedenlerle ... ilçesi, ... Beldesi 1 20... parsel sayılı taşınmazın ve ... Köyü 55 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile eski maliki ... kızı ...'ın tek ... mirasçısı davacı adına tescilini, tapu iptali ve tescili mümkün olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptalini, bu mümkün olmadığı takdirde mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarrufların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali tescil ve vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne, 35.922,47 TL tenkis alacağının tercih tarihi olan 02.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/752 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararı uyarınca davacının tek mirasçı olduğu, somut olayda; davacının eldeki dava ile taşınmazların yolsuz olarak tescil edilmesi nedeniyle tapu iptali ve adına tesciline, talebinin kabul edilmemesi hâlinde murisin akit tarihinde ehliyetsiz ve iradesinin fesada uğratılmış olması nedeniyle vasiyetnamenin iptaline, talebinin kabul edilmemesi hâlinde ise tenkise karar verilmesini talep ettiği, muris ...'ın ... Noterliğinin 19.06.1997 tarihli ve 6178 yevmiye sayılı vasiyetname ile dava konusu taşınmazları davalı ...'a vasiyet ettiği, vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazların davalı adına tescil edildiği, davalı ...'nin 55 parsel (yeni 1 32... parsel) sayılı taşınmaz maliki ... oğlu ...'ın mirasçısı olması nedeniyle veraset ilâmı uyarınca davalı ... adına elbirliği mülkiyeti ile tescil edildiği, yolsuz tescilin söz konusu olmadığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.02.2017 tarihli raporda murisin akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, tanık beyanları ile murisin fiil ehliyetinin olmadığı hususunun ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafça murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığının ispatlanamadığı, vasiyet alacaklısı ...'ın akit tarihindeki yaşı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde murisin iradesinin fesada uğratıldığı hususunun ispatlanamadığı, Mahkemece hükme esas alınan tenkis hesabına ilişkin raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilinin murisi ile hiçbir kan bağının olmadığının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/391 Esas, 2005/577 Karar sayılı dosyası ile sabit olduğunu, yapılan işlemlerin yersiz ve hukuka aykırı ve muvazaalı olduğunun sabit olduğunu, vasiyetnamenin de geçerliliğinin net olarak saptanamadığını, öncelikli talepleri olan tapu iptali tescil ve vasiyetnamenin iptali talepleri yönünden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tenkis hesabının da hatalı olmakla müvekkilinin saklı pay alacağının yanlış ve eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil, talebin kabul edilmemesi hâlinde vasiyetnamenin iptali, talebin kabul edilmemesi hâlinde tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.