Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4086 E. 2026/1980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4086
- Karar No
- 2026/1980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2123 E., 2025/1036 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/233 E., 2023/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 86 15... parsel sayılı taşınmazın davacılar adına paylı olarak arsa vasfıyla kayıtlı olduğunu, bu taşınmaz üzerinde bulunan "... Mahallesi, ... Caddesi No: 57 /A" adresindeki dükkanın davalıya 01.09.2019 tarihli yazılı kira sözleşmesiyle kiraya verildiğini, ancak davalının kiraladığı dükkan haricinde kalan "... Sokak, No: 6 " adresinde bulunan depo/garaj vasıflı bölümü de haksız olarak kullandığını, kendisine ihtarname yoluyla uyarı yapılmasına rağmen kullanımın sürdürüldüğünü ileri sürerek; davalının kira sözleşmesi dışında kalan "... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:6" adresinde bulunan taşınmaza yaptığı haksız el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğundan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, zilyetlikten kaynaklı uyuşmazlık bulunduğundan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 984. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın kira sözleşmesi kapsamında kaldığını, uzun zamandan beri davalı tarafından iş yeri eklentisi olarak kullanıldığını, davalının faaliyet alanı dikkate alındığında dava konusu taşınmazın tamamının kiralandığının anlaşılacağını, bu yerde asıl faaliyetlerin yürütüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı tarafın ileri sürdüğü savunmaların dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun olmadığı, davalının kiraya verilen taşınmaz dışında başka bir taşınmaza haksız şekilde el atıp işyeri faaliyetleri kapsamında kullandığı, mülkiyet hakkı sahibi olan davacılar yararına haksız el atmanın önlenmesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu "... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:6" adresinde bulunan depo/garaj nitelikli yere davalının yapmış olduğu haksız el atmanın önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğundan görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, 2. Dava konusu taşınmazın eski kiracı tarafından da aynı şekilde kullanıldığını, 3. Davacıların kiralanan taşınmazın üst katlarında bulunduğunu, taşınmazın davalı tarafından kullanımını baştan itibaren bildiklerini, dava konusu kısmın kullanımını yeni öğrendikleri hususunun gerçeği yansıtmadığını, 4. Kira başlangıcından itibaren her iki bölümün davalı tarafından bir bütün olarak kullanıldığını, davalının faaliyet kapsamı nedeniyle dava konusu kısım olmadan diğer bölümün tek başına kiralanmasının mümkün olmadığını, dava konusu kısmın kiralanan kısmın ayrılmaz parçası olduğunu, 5. Belediye tarafından dosyaya sunulan yazıda dava konusu alanın ayrı bir numarası bulunmadığının belirtildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.