Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4045 E. 2026/2003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4045
- Karar No
- 2026/2003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3093 E., 2025/1352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/73 E., 2023/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1 92... parsel (eski 864 parsel) sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığını, ... Kaymakamlığı görevlilerince yürütülen soruşturma kapsamında mahallinde keşif yapıldığını ve ... no.lu 09.10.2020 tarihli kararı ile 3091 sayılı Kanun gereğince mütecavviz davalı ...'in 864 No.lu meranın 1986 yılından itibaren 30.561,62 metrekare dik kısmını zeytin ağacı dikerek tarımsal faaliyette bulunmak ve kerpiçten yığma ova damı yapmak suretiyle söz konusu taşınmaza tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, ... Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben yazdığı 02.12.2021 tarihli yazısında; Gebeler Mahallesinde bulunan mera vasıflı taşınmazlara yapılan işgallerle ilgili olarak mahallinde yapılan incelemeler neticesinde mütecaviz ... tarafından 1 92... parselde 30.561,62 metrekarelik alanda zeytin dikmek ve kerpiçten ova damı yapmak suretiyle tecavüzün devam ettiğinin tespit edildiğini, meranın haksız ve hukuka aykırı olarak tecavüze uğramış olması nedeniyle müdahalenin men'i ve kâl'ine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu tecavüzün varlığını kabul etmediklerini, zeytin ağaçlarının yaklaşık 150 yaşında olduklarını, bu ağaçların davalı tarafından dikilmesinin mümkün olmadığını, yaklaşık 40 ağacın davalı tarafından dikildiğini, kerpiçten yığma ova damının da 1950'lerden kalma olduğunu, o yıllarda köy heyeti tarafından 179 sayılı kapı numarası bile verildiğini, davanın men-i müdahale ve kâl ile zararın tazmini davası olduğunu, sonuç olarak tespit edilen zararın tazminini talep ettiğini, zarar tazmini için gereken davanın zamanaşımı süresi geçtiğini, Manisa Valiliği İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü tarafından 13.10.2021 tarihli yazısında İl Mera Komisyonunun 20.01.20 21... sayılı kararı ile merayı eski hale getirmek için alınan geri dönüşüm bedeli uygulanması kararına istinaden 21.454,26 TL'nin ... Belediyesi Başkanlığınca açılmış hesaba ödenmesi ve mera alanının terk edilmesi talebinde bulunulduğunu, davalının geri dönüşüm bedelini ödediğini ve merayı terk ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde, davalının dava konusu taşınmazda kullanımının bulunmadığı, dava tarihinden önce 01.11.2021 tarihinde davalı tarafından geri dönüşüm bedelinin ... Belediye Başkanlığı mera hesabına yatırıldığı ve davalının merayı terk ettiği anlaşılmakla, mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, noksan tahkikata dayalı olarak usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, hukuken hatalı değerlendirme yapıldığını, 3091 sayılı yasa uyarınca karar alınmasının işbu davanın açılmasını engellemesinin mümkün olmadığını, nizalı taşınmazın mera vasıflı olduğunu, işbu taşınmazın üzerinde ağaç dikilerek (zeytin, ayva vb), ova damı kurularak haksız müdahale yapıldığının da tespit edildiğini, bu hususların keşif mahallinde de görüldüğünü, Mera Kanunu'nun 4. maddesi doğrultusunda işgal alanına yapılan müdahalenin men'i ve kâlini talep etme mecburiyeti doğduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi kâl istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.