Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3999 E. 2026/2286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3999
- Karar No
- 2026/2286
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1051 E., 2025/584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2023/443 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazları davacıların 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullandıklarını hâlen de kullanmakta olduklarını, ayrıca dava konusu taşınmazlarda üzerinde davacıların anneleri ... tarafından yasal mirasçı konumunda oldukları için hisseleri bulunduğunu, taşınmazların intikali yapılmadan önce tapu kayıtlarında davacıların annesi ... ile birlikte malik olarak gözüken ... adında bir kişi bulunduğunu, ismi geçen kişinin sadece ... oğlu olduğu belirtildiğini, başka bir yerde bu kişinin kim olduğu hakkında kayıt bulunmadığını, bu kişinin iskan döneminde gelen bir çocuk olduğunu ve 2-3 yaşında vefat ettiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde davacıların zilyetliğinin hiç bir niza ve fasılaya uğramaksızın malik sıfatıyla çok eskiden beridir devam ettiğini, davacıların murislerinden başlamak üzere taşınmazları 60-70 yıldır kullanmakta olduğunu belirterek dava konusu taşınmazlarda ... oğlu ... adına kayıtlı olan hisselerin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro tutanağında dava konusu gayrimenkulde malik olarak görünen ... oğlu ...'in ölü olduğunun belirtildiği, kadastro sırasında ölü olduğu anlaşılan ancak mirasçıları belirlenemeyen kişilerin adına tespit yapıldığı hâllerde kayıt maliki olarak her ne kadar ölü olan şahıs gözükse de aslında tespit edilen ölü şahıs değil, onun mirasçıları olduğundan ölüm sebebine dayalı zilyetlik koşulunun oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların Yozgat ili, ... ilçesinde yaşadıklarını, belirtilen taşınmazları yaklaşık 50 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kullandıklarını, taşınmazların tapu kayıtları olduğunu, taşınmazların tarla konumunda olduğunu, davacıların annesi ... tarafından yasal mirasçı konumunda olmaları sebebi ile de hisseleri bulunduğunu, müşterek olarak malik görünen ... adında bir kişi daha bulunduğunu, tapu kaydında ... oğlu ... olarak gözüken kişinin iskan döneminde gelen bir çocuk olup murislerin anlatımına göre ... tarafından bu kişinin evlatlık olarak getirildiğini ve çok küçükken çocuğun vefat ettiğini, herhangi bir mirasçısının da olmadığını, ilgi kişinin mirasçısının Hazine olduğunun beyan edildiğini, Hazinenin bu zamana kadar ilgili taşınmazda herhangi bir işlemi olmadığını, Mahkemenin eksik inceleme ve araştırma yaptığını, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.