Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3860 E. 2025/3847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3860
- Karar No
- 2025/3847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/60 E., 2023/455 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu 13 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2013 tarihli ve 2013/32 Esas, 2013/148 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlarda ortaklığın satışı suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/15123 Esas, 2014/749 Karar sayılı ilâmıyla; ".. 13.ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına, 13 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise; taşınmazın paydaşlarından olan ... hükme esas alınan 2013/130 Esas, 2013/144 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre davada taraf olarak yer almış ise de, dosya içerisinde bulunan 2007/132 Esas, 2007/141 karar sayılı mirasçılık belgesi incelendiğinde farklı mirasçıların bulunduğu, bu sebeple mirasçılık belgeleri arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu mirasçılık belgeleri hakkında görülecek iptal davasından sonra yeniden alınacak ve kesinleşecek mirasçılık belgelerine göre taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle 13 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına, 13 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda başlıkta yazılı kararı ile; davanın kabulü ile Erzincan ili, Refahiye ilçesi, ... Mahallesi, 13 ada 7 parsel taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, aynı yer 13 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.09.2013 tarihli hüküm onandığı için bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ Mahkemenin 10.10.2023 tarihli kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, 2.Taraflara yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, 3.Dosya müracaata kaldıktan sonra tarafların açık beyanı alınmadan yargılamaya devam edildiğini, 4.Davacının akli melekelerinin bulunmadığa dair duyum alındığını, bu hususta inceleme yapılmadan karar verildiğini, 5.Dava konusu her iki taşınmazda da yapı bulunduğundan yapı ve arzın güncel değerinin belirlenmesi için yeniden keşif yapılması gerektiğini, 6.Aynı dava dosyasında yargılaması yapılan 13 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden önceki kararın onandığı gerekçesiyle verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hüküm, Hükmün Verilmesi ve Tefhimi" başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. "Hükmün Yazılması" başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra Mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Somut olayda; tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının farklı olduğu görülmüştür. Şöyle ki; 10.10.2023 tarihli son oturumda, "davanın kabulü ile dava konusu 13 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine" şeklinde karar verildikten sonra, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise, davanın kabulü ile Erzincan ili, Refahiye ilçesi, ... Mahallesi, 13 ada 7 parsel taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, aynı yer 13 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.09.2013 tarihli hüküm onandığı için bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçeli kararda 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesine göre kısa karardaki maddi hatanın düzeltildiği belirtilmiş ise de, bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi doğru değildir. Bu itibarla, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmış olup, bu husus kararın infazında tereddüt oluşturacağından çelişki giderilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.