Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3844 E. 2026/1606 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3844
- Karar No
- 2026/1606
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1717 E., 2025/1581 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kargı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/113 E., 2024/90 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça ...Köyü, 1 49... parsel sayılı yaylak vasıflı taşınmazın 636,43 m²lik kısmına ev ve bahçe yapmak suretiyle tecavüzde bulunulduğunu belirterek; dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin önlenerek taşınmazın eski hâle getirilmesine ve taşınmaz üzerindeki yapıların kâl'ine, kâl ve taşınmazın eski hâline getirilmesi masraflarının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamış, 06.06.2023 tarihli kaymakamlık ifade tutanağında taşınmazın Osmanlı döneminde murislerinden kalma tapulu yeri olduğunu, tapu ibraz edemediği için yayla olarak tespit edildiğini, hayvancılık yapmak için taşınmaza ev yaptığını beyan etmiş, yargılama sırasında tapu senedi ve tercümesini dosyaya ibraz etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yaylaya el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hâle getirme istemine ilişkin olduğu; Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yaylanın özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, 4342 sayılı Mera Kanununun 19... . maddeleri uyarınca mera, yaylak ve kışlaklara tecavüz olduğu takdirde bu işgal ve tecavüzler hakkında, 30 91... sayılı Kanun hükümlerine göre gerekli işlemlerin yapılacağı, Kanunun 4. maddesinde de amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumlarına getirmek amacıyla yapılan masrafların, sebebiyet verenlerden tahsil edileceğinin belirtildiği; Dava konusu 1 49... parsel sayılı taşınmazın 1.719.422,98 m² yüzölçümü ve yaylak vasfı ile Kamu Orta Malları sicilinde kayıtlı bulunduğu; davalı hakkında Kargı Kaymakamlığının 09.06.2023 gün ve 4 sayılı kararı ile men kararı verildiği; davalı tarafça, dava konusu yerin dedesinden kendisine miras kaldığı, 2006-2007 yılında dava konusu yapıyı inşa ettiği ve hâlen de bu yapıyı kullandığını savunduğu, taraflar arasında 1 49... parsel sayılı taşınmazın yayla olduğuna ve davalı tarafından dava konusu yapıların kullanıldığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, Yapılan yargılamada dava konusu 149 ada, 1 parsel sayılı yaylaya davalı tarafça el atıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesi isteğinin yanında eski hâle getirme ve yıkım isteği de bulunduğundan dava değerinin el atılan yerin değeri, yıkımı istenilen yapı değeri ve eski hâle getirme bedelinin toplamından (4.3.1953 tarih ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olacağı gözetilerek (Zemin değeri 16.692,52 TL + eski hâle getirme bedeli 290.566,41 TL + muhdesat bedeli 1.858.086,89 TL olmak üzere) toplamı 2.165.345,82 TL üzerinden karar ve ilâm harcının davalından tahsili ile Hazineye irat kaydına ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yaylaya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanları da dâhil olmak üzere sit alanlarında, orman, kıyı ve mera alanlarında bulunan yapılara yapı kayıt belgesi verilmeyeceğine ilişkin hiçbir yasal düzenleme bulunmadığından, bu alanlarda 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olan yapılar için alınan yapı kayıt belgelerinin geçerli olduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından benzer bir durumla ilgili verilen ihlal kararının emsal nitelikte olduğunu, (Anayasa Mahkemesi, 2. Bölüm, 10.06.2015 tarih ve B.No:2013/6670 sayılı kararı.) 2. Dava konusu yerin müvekkiline üst soyundan miras kaldığını ve buna ilişkin Osmanlı tapusunun müvekkili tarafından dosyaya sunulduğunu, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kamu orta malı yayla niteliğinde bulunup bulunmadığı, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte, ne şekilde başladığı ve nasıl sürdürüldüğü, kimden kime ve ne surette intikal ettiği hususlarında ayrıntılı araştırma yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini, benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/13683 Esas, 2019/7546 Karar sayılı ilâmında, bu eksikliklere değinildiğini, 3. Müdahalenin men'i, kâl, eski hâle getirme ve yıkım masraflarının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaylaya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.