Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3762 E. 2026/1802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3762
Karar No
2026/1802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/324 E., 2025/564 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/162 E., 2024/538 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eski adıyla ... Yaylası olan, ... Köyü Yaylasında kadimden beri ... Köyünün intifa hakkı bulunduğunu, yaylaya davalılar tarafından haksız olarak el atıldığını, evler yapılarak etrafının tel çitlerle çevrildiğini, yaylanın birkaç parçaya bölündüğünü ileri sürerek davalıların el atmalarının önlenmesini, yaylada kadim intifa hakkı bulunanların tasarruf şekline aykırı olacak nitelikte ve kalıcı olarak inşa edilen konutların kâl'i ile yaylanın eski hâline getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Vakfıkebir mahkemeleri olduğunu, davacı ... Derneğinin böyle bir dava açma yetkisinin olmadığını, davacının dava konusu ettiği ... Yaylasında herhangi bir zilyet ve intifa hakkı olmadığını; bu nedenlerle öncelikle Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde davacı Derneğin dava açma hakkı olmadığından davanın husumetten reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; meraların mülkiyetinin Hazineye, yararlanma hakkının ise ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine ya da, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazineye ait olduğu, bu nedenle meraya el atmanın önlenmesi davası açma hakkının da Hazine veya ilgili tüzel kişiliğine ait olduğu, davacı Derneğin eldeki davayı açmakta taraf sıfatının olmadığı, davacı Dernek her ne kadar aktif husumet ehliyetini Tüzüğün 2. maddesinde yazılı ... Belediyesi idari sınırları içindeki meralara haksız el atmanın önlenmesi şeklindeki ibareye dayandırmış ise de; meralara el atmanın önlenmesi davalarının yalnızca Hazine, meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ile belediyeler tarafından açılabileceği, Derneğin tek taraflı işlemi ile Tüzüğe yazdığı maddenin davacı Derneğe dava açmada aktif husumet ehliyeti kazandırmayacağı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davacı Derneğin feshedilmediğini, tasfiye edilmediğini, tüzel kişiliğe ve davada taraf ehliyetine haiz statüde olduğunu, Dernek Tüzüğü'nün 11. maddesine dayanarak dava açtığını, ilgili madde de ... Köyü idari sınırları içinde bulunan mera, yaylak vb. yerler için hukuki girişimde bulunma yetkisi verildiğini, 2. Yaylanın bulunduğu Köyün tüzel kişiliğinin kaldırılarak, ... Belediyesi, ... Mahallesine bağlandığını, bu nedenle ... Köyü Muhtarlığının taraf sıfatı almasının mümkün olmadığını, 3. Mahkemece Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesinin davaya dâhil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, 4. İlk Derece Mahkemesince deliller toplamadan hüküm kurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu, karar ile iddialarını ispatlama haklarının ellerinden alındığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; yaylaya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3762, K. 2026/1802, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3762-e-2026-1802-k-caedae24d663