Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3714 E. 2026/1808 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3714
Karar No
2026/1808
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3106 E., 2025/1493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2023/396 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacının 23.10.2018 tarihinde ... 2. Aile Mahkemesinin 2017/439 Esas, 2018/731 Karar sayılı ilâmı ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiğini, davalının o günden beri davacının kişisel malı olan ... 1. Bölge ... Mahallesi 25 35... parsel ve ... Mahallesi 13. Sk No: .../A adresinde bulunan taşınmazda oturmaya devam ettiğini, velayeti davacıya verilen müşterek çocuğun da o tarihten itibaren davacı ile birlikte yaşadığını, davalının haksız bir şekilde taşınmazı işgal ettiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin 24.06.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin önlenmesine ve 82.950,00 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının boşanma davasının başından beri dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, davacının davalının taşınmazda kalması yönünde açıkça beyanları olduğunu, müşterek çocuğun tüm masraflarını davalının karşıladığını, davalının uyuşmazlık konusu taşınmazda bir çok masraf yaptığını ve taşınmazın değerine değer kattığını, davalının davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının boşanmanın kesinleşmesinden sonra davacının maliki olduğu taşınmazda oturmaya devam ettiği, davalının taşınmazdaki tasarrufunun bir hakka dayanmadığı, aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulüne ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ancak ecrimisil talebi yönünden ihtarnamede tahliye için davalıya 15 günlük süre verildiği, bu tarihten itibaren davacının ecrimisil talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın el atmanın önlenmesi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının, davalının taşınmazı kullanımına uzun süre sessiz kalması ve fiilen tahammül göstermesiyle zımni rıza verdiğini, zımni rıza varken el atmanın haksızlığından söz edilemeyeceğini, davacının da sık sık dava konusu taşınmaza geldiğini, tanık beyanlarıyla bu hususun ispatlandığını, davalının işgalci konumunda olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3714, K. 2026/1808, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3714-e-2026-1808-k-7d8c1f104e4c