Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3278 E. 2026/1807 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3278
- Karar No
- 2026/1807
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1918 E., 2025/831 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/231 E., 2023/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kök maliki ve davalıların murisi ...'in, 1972 yılında "pafta 9 ada 62 parsel 3te adıma kayıtlı taşınmazın mahallinde göstereceğim şekil ve imar durumuna göre yollar adıma kalmak üzere ifrazen parsellenmesi hususunda gereğini arz ederim" şeklinde talepte bulunduğunu, bunun üzerine, davacı tarafından 18.04.1972 tarihli encümen kararının alındığını, taşınmazların şehir imar planında imar yolu ve inkişaf sahasına tahsili bulunduğu 6785 sayılı İmar Kanunu'nun 37. maddesi ve İmar Yönetmeliği hükümleri gereğince imarda yola tahsisi bulunan kısmının parsel cephe genişliğinin 18 metreden az olmamak kaydı ile ifrazının yapılmasında fenni yönden bir mahsur olmadığına karar verildiğini, davacı tarafından alınan bu encümen kararı ve taşınmaz malikinin yazılı rızası ile birlikte ... Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, 40 yılı aşkın bir süredir ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nce herhangi bir işlem yapılmadığını ileri sürerek eski 9 ada 1 14... parsel (kök 62... parsel) sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına ve yol olarak terkin ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğunu ve idari yargnın görevli olduğunu, kök malikin yolların adına kalması şartıyla ifraz işlemine rıza gösterdiğini, 1972 yılında ...'da imar uygulaması olmadığını ve dava konusu parsel üzerinde özel bir parselasyon planı da yapılmadığını, taşınmaz ile ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/290 E. 2013/697 K. sayılı dosya kapsamında kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel talepli dava açıldığını, davacının bu davaya karşılık 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre imar uygulaması ve parselasyon planı yaptığını, davalıların yolda kalan taşınmazları karşılığında yeni taşınmazlar verdiğini, davalılara yolda kalan payları dikkate alınarak yer verildiği için açılan davnın konusuz kaldığını, davacının 50 yıldır yürürlükte olan idari işleme itiraz etmediğini, zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz malikinin dava konusu taşınmazın yol olarak kullanıma terk ettiğine dair açık imzalı beyanı olduğu, bu nedenle tapuda malik adına tescil işleminin İmar Kanunu'na uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin 1972 tarihli dilekçesinde, 6785 sayılı İmar Kanunu'nun 37. ve 39. maddeleri gereğince taşınmaz malikinin dava konusu taşınmazı yol olarak kayıtsız şartsız terk ettiğine dair açık imzalı beyanının olmadığı, bu nedenle tapuda malik adına tescil işleminin İmar Kanunu'na uygun olarak doğru bir şekilde yapıldığı, yolsuz tescilin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, dava konusu yerin imar planında yola tahsisli olduğunu, davalıların murisinin 1972 yılında ... Belediye Başkanlığına başvurarak o zaman yürürlükte olan 6785 sayılı İmar Kanunu hükümleri çerçevesinde ifraz talebinde bulunduğunu, ifraz işlemnin 6785 sayılı Yasa'nın 37. ve 39. maddeleri çerçevesinde yola terkin şartı ile yapıldığını, kök malikin 1972 yılında tapu işlemlerini yaptığını, yasanın açık hükümlerine ve encümen kararının aksine hareket ederek yola ayrılan kısmın belediye adına terkin ve tescilini yapmayarak tapu kayıtlarına ‘bahçe’ olarak tescil işlemi yaptırdığını, davalıların murisinin bu şekildeki işleminin kanuna ve encümen kararına aykırı olduğunu, kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, dürüst davranma ve iyi niyet ilkelerine de aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.