Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3693 E. 2025/4260 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3693
- Karar No
- 2025/4260
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/144 E., 2024/419 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 7 37... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalılara ait olduğunu, müvekkilinin ise komşu parsel olan 7 37... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkili tarafından tasarruf edilen taşınmazın bir kısmının kadastro tespiti sırasında davalılar adına tescil edildiğini, davalılar adına tespit edilen taşınmazın üzerine müvekkilinin kadastro tespitinden önce kargir besi damı ile birlikte bir adet ev olmak üzere iki adet yapı yaptığını, davalılar adına tapuya kayıtlı bulunan ve taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından iyiniyetle yapılan bir kargir besi damı ve üzerindeki ev ile birlikte bir adet diğer evin, kullanmakta oldukları avlusu ile birlikte uygun bir bedel karşılığı ifraz edilerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725, maddesi gereği müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iyiniyetli olmadığını, davacının haksız el atmasının önlenmesine ve taşkın yapının kâl'i ve eski hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2019 tarihli ve 2018/320 Esas, 2019/900 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, davacının haksız el atmasının önlenmesine, taşkın yapının kâl'i ve eski hâle getirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2019/2623 Esas, 2022/1543 Karar sayılı kararıyla çapa bağlı taşınmazlarda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği ve iyiniyet bulunmayan hâllerde diğer koşulların da araştırılmasına gerek bulunmadığı, ayrıca davacının iddia ettiği gibi yapının kadastro tespitinden önce inşa edildiğinin tespiti ve kabulü durumunda kadastro kesinleşme tarihi dikkate alındığında dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında 10 yıldan fazla bir süre geçtiğinden, bu durumda da davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü gereğince hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceğini belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 25.03.2024 tarihli ve 2023/1312 Esas, 2024/1726 Karar sayılı ilâmı ile "Somut olayda Mahkemece davacının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yok ise de; el atmanın önlenmesi, kâl, eski hâle getirme talebi bakımından davalılar tarafından usulüne uygun olarak harçlandırılarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Her ne kadar bir kısım davalılar cevap dilekçesinde el atmanın önlenmesi ve yıkım talep etmiş iseler de, harçlandırarak açtıkları bir karşı dava yoktur. O hâlde; usulüne uygun dava açılmadığı hâlde, davacı aleyhine el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme istekli bir dava varmış gibi hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temliken tescil davasının reddine, davalıların el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme talebi bakımından usulüne uygun olarak harçlandırılmış ve ikame edilmiş bir karşı davaları bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını beyan etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.