Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3489 E. 2026/803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3489
Karar No
2026/803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/329 E., 2025/556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/309 E., 2024/53 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; dava dilekçesi ekinde koordinatlarını belirttiği ekli krokide "A" harfi ile gösterilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesindeki yaklaşık 18.000.000.00 m² ( 18 bin dönüm) alana sahip taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, taşınmazın mera olarak tespit edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, köylüler tarafından taşınmazın kadimden beri çoğunlukla küçükbaş hayvanların merası olarak kullanıldığını, taşınmazın herhangi bir mahallenin idari sınırları içerisinde de kalmadığını, mahallelerinin meraya ihtiyacı bulunduğunu belirterek; dava konusu taşınmazın mera olarak tespiti ile sınırlandırılarak yeni parsel numarası verilmesi suretiyle mera özel siciline kaydedilmesini, kullanım hakkının ... Mahallesine ait olduğunun tespiti ile tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının şartlarının oluşmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmaz yönünden; zilyetlik ve zamanaşımı yoluyla kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğundan mera iddiası ile dava açma hakkı da Hazine ve ilgili tüzel kişiliğe ait olup, gerçek kişilerin bu konuda dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı..." gerekçesiyle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde; davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme hükmünde belirtilen Yargıtay kararlarının uyuşmazlık konusu olay ile örtüşmediğini, tapusuz bir alana ilişkin dava söz konusu olup tapu iptali istemi söz konusu olmadığını, davanın özünde Hazine adına tescil talebi olup dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılıp kullanım hakkının mahallelerine özgülenmesini istemekte müvekkillerinin korunmaya değer güncel menfaatleri bulunduğunu, mahalleye dönüşen köylerin açacakları meraya ilişkin yeni davaların ne şekilde açılıp görülecekleri konusunda kanuni düzenleme bulunmadığını, müvekkillerinin dava açmakta hukuki yararları ve aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunu, 6360 sayılı sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 13. fıkrası (...tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur.) hükmünün anayasaya aykırı olduğunu, yine aynı Yasanın geçici 2. maddesinde ise orman köylülerine aktif husumet ehliyeti tanınmış olmakla bu ayrımın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından Anayasa Mahkemesine iptal talepli olarak başvuru yapılması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tescil harici bırakılan taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak, mera olarak özel sicile tescili ile davacılar lehine kullanım hakkı bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3489, K. 2026/803, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3489-e-2026-803-k-45af1a59b34d