Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3306 E. 2026/1092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3306
- Karar No
- 2026/1092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1036 E., 2025/1195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/209 E., 2025/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, .... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 6 32... parsel sayılı ve 914.118,00 m² yüzölçümlü taşınmazın, 20.02.1979 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında mera vasfı ile davalı ... adına tapuda kayıt ve tescil edildiğini, tescil işlemi sonrasında dava konusu 6 32... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından re’sen yapılan ifraz işlemi sonucunda 581.464,00 m²'lik kısmının .... ... ... Mahallesi, 17 86... parsel numarasında iki ayrı miktar düzeltmesinden sonra 602.884,00 m² yüzölçümü ile davalı ... adına tescil edildiğini, belediye meclislerinin meraların sadece yararlanma ve kullanma şekillerini değiştirme yetkileri bulunduğunu, özel mülkiyete dönüştürme ve satma yetkilerinin bulunmadığını, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesi kapsamında, taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili gerektiğini, bu nedenlerle dava konusu ... ili, ..... ... ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 16 39... parsel sayılı arsa vasıflı 420,57 m² yüzölçümlü taşınmazın 197/421 hissesinin davalı adına olan tapusunun iptali ile, taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile hisse itibariyle Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçitikten sonra açıldığını, zira tapu tescili 6 32... parsel üzerinden 20.02.1979 tarihinde gerçekleşen, mera vasfı 10.01.1989 tarihli imar uygulaması sonucunda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11/4 hükmü gereğince kendiliğinden kalkarak arsa niteliği kazanan ve bulunduğu bölgede yapılaşmalar da gerçekleşen davaya konu taşınmaz hakkında, mülkiyet edinimi için kadastro veya tapu görevlilerine karşı hiçbir yanıltıcı beyanı ya da hukuka aykırı müdahalesi olmayan ... aleyhine tapu tescilinin üzerinden 44 yıl geçtikten sonra tapu iptal ve tescil dava açılmasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının hukuki yararının da bulunmadığını, bu nedenlerle açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine, esas yönünden de haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Hazinesi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... Hazinesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, 2. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaz yönünden 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmediği hâlde yanılgılı değerlendirmelerde bulunulduğunu, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve işgal ile yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğuna dair hava fotoğrafı veya Google Earth görüntüsü gibi ispata yarar delil mevcut olmadığını, bilirkişilerin taşınmazın kök parseli yönünden değil imar uygulamaları neticesinde oluşmuş hâline göre değerlendirme yaptığını, 4. Taşınmazın çevresinde yapıların olmasının ya da yerleşim alanında bulunmasının geçici 3. maddede sayılan koşulların gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini, 5. Dosyada mevcut hava fotoğraflarının da 01.01.2003 tarihinden öncesindeki işgal ve yapılaşmayı izaha elverişli olmadığını ve 4342 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılan koşulların her birinin varlığının duraksamaksızın saptanamamış olması sebebiyle söz konusu taşınmazın mülkiyetinin davalıya bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4342 sayılı Kanun'un geçici üçüncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.