Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3240 E. 2025/3645 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3240
Karar No
2025/3645
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/795 E., 2025/62 K.

Mahkeme kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Beldesi, ... Mahallesinde doğusu ... 'ya ait taşınmaz, batısı yol, kuzeyi ... 'ya ait taşınmaz, güneyi ... 'a ait taşınmaz ve yol ile çevrili tahminen 2000 m2 miktarında taşınmaz içerisinde davacıların mesken olarak kullandığı ev ve meyveli ağaçlarından oluşan bahçesi olduğunu, taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlar ile birlikte bir bütün halinde babaları ... ...'ye ait olup ölümü ile birlikte davacılara kaldığını, muris ... ...'nün taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla haline getirdiğini, taşınmazın idari yoldan davalı ... adına tapuya tescil edildiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davada İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, dava açmak için hak düşürücü sürenin geçtiğini, kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre açılacak tescil davalarına konu taşınmazın tapuda kayıtlı olmamasının şart olduğunu, davacı tarafından zilyetlik koşulunun sağlanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. 6360 sayılı Kanun uyarınca, ... Belediyesinin tüzel kişilik sıfatı kalmamış, Mahkemece ... Belediyesi ve ... Belediyesi davaya davalı olarak dahil edilmiştir. 3. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, taşınmazın 1986 yılında Belediye adına tescil edildiğini, tapulu taşınmazlarda tescilden itibaren 10 yıl içerisinde tapu iptal davasının açılabileceğini, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, ... Belediyesinin davaların kabulüne dair Meclis Kararının yok hükmünde olduğunu, zilyetlik koşullarının davada mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; tüzel kişiliği kaldırılan belde ve köylerin taşınmaz satış ve borçlanmalarının İçişleri Bakanlığının onayına tâbi olduğunu, kabule yönelik Meclis Kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmaz olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile bu taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.01.2022 tarihli ve 2021/405 Esas, 2022/7 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... Belediyesi Başkanlığı yönünden husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.04.2024 tarih ve 2024/908 Esas, 2024/1940 Karar sayılı ilâmıyla; "...5. Somut olayda, Mahkemece 1483 sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile şeklinde belirtilen toplam 2.031.98 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile ifrazen davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, verilen hükmün infaza elverişli olduğunu söylemek mümkün değildir. Şöyle ki, Mahkemece 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16 ncı maddeleri uyarınca, davaya konu taşınmaza ilişkin ifraz projesi hazırlatılıp ifrazın mümkün olup olmadığı hususunun Belediyeye sorulmadığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece yapılacak iş, teknik bilirkişiye taşınmazın ifraz projesi düzenlettirilerek 1483 parsel yönünden hazırlanan bu projeye göre Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının sorulması, mümkünse taşınmazın ifraz edilerek ayrı parsel numarası ile davacılar adına tesciline karar verilmesi; taşınmazın ifrazının mümkün olmaması halinde ise, iptaline karar verilen miktarın tapu kaydına tekabül eden pay oranı belirlenip oran belirlendikten sonra belirlenen orandaki payın iptali ile davacılar adına tesciline, kalan payın davalı ... Belediyesi Başkanlığı üzerinde bırakılması yönünde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 6. Davalı ... Belediyesinin vekalet ücreti yönündeki temyiz itirazlarına gelince, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesin ikinci fıkrası uyarınca, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları (maktu vekalet ücreti) geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine (nispi vekalet ücreti) hükmolunur. Somut olayda, mahkemece ... Belediyesi Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği fakat davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Bu halde mahkemece, davalı ... Belediyesi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın Belediye Meclisince alınan karar uyarınca kabul edilmesi gerekçesiyle davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; meclis kararının yok hükmünde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu yerde imar çalışması yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını, tapuya kayıtlı taşınmaz hakkında zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3240, K. 2025/3645, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3240-e-2025-3645-k-9eb51429d2db