Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3174 E. 2026/912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3174
- Karar No
- 2026/912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3338 E., 2025/641 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2022/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma istemi davanın niteliği gereği reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muris babası ...’nin yaptığı düzenleme şeklindeki vasiyetnamede birçok hataların bulunduğunu, adı geçen murisin düzenleme tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığını, zira murisin düzenleme tarihinde 85 yaşında ve okur yazar olduğunu, vasiyetnameye konu taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığını, taşınmazın müvekkiline ait olması sebebiyle vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıtmadığını, ayrıca tasarrufla müvekkilinin saklı payının zedelendiğini ileri sürerek, öncelikle vasiyetnamenin iptalini aksi hâlde saklı payın ihlali oranında tenkis talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2017/564 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararında "...davacı vekilinin 30.03.2022 tarihli duruşmada tenkis talebinden vazgeçtiği, davalı vekilinin vazgeçmeye muvafakat ettiği, muris ... tarafından ... 3. Noterliği'nin 19.02.2014 tarihli ve 7292 yevmiye numaralı vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği, düzenleme tarihinde murisin fiil ehliyetinin bulunduğu, iradenin sakatlandığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı..." gerekçesiyle, vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davanın reddine; saklı paya ilişkin alacak davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.03.2025 tarihli ve 2022/3338 Esas, 2025/641 Karar sayılı kararında "...tüm dosya kapsamı ve Adli Tıp Kurumu raporlarından mirasbırakanın vasiyetname tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığının anlaşıldığı, okuma yazma bilen kişilerin de okuma yazma bilmeyenlere mahsus vasiyetname düzenlettirmesine yasal engelin bulunmadığı, ancak bu hâlde vasiyetnamenin okuma yazma bilmeyenlere özgü şekil şartlarına göre tanziminin gerektiği, vasiyetnamenin gerek şekil şartlarına haiz olduğu gerekse iptaline yönelik iddiaların tüm dosya kapsamı nazara alındığında kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İncelemenin eksik yapıldığını, 2. İddiaların değerlendirilmediğini, 3. Murisin ayırt etme gücünün bulunmadığını, 4. Taşınmazın gerçekte müvekkiline ait olduğunu, 5. Kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, aksi hâlde tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.