Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3140 E. 2026/618 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3140
- Karar No
- 2026/618
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/989 E., 2024/2289 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2024/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu arsa nitelikli 21532 parsel sayılı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerindeki betonarme apartmanın 2 numaralı dairesinin annesi adına kayıtlı olmasına rağmen müvekkili tarafından yaptırıldığını, dairenin müteahhit tarafından tamamlanmadığını, 4 duvar olarak satın alındığını, müvekkili tarafından tüm masrafları yapılarak tamamlandığını ve güncel hâline getirildiğini, daire kaba inşaat hâlinden tüm inşaat işlemleri yapılarak şu anki hâline getirildiğinden taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve ... ayrı ayrı sundukları aynı içerikteki cevap dilekçelerinde; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı tarafın açık beyanları ile 2 No.lu dairenin evvelinde kaba hâlde mevcut olduğu, binanın müteahhit tarafından kaba inşaat halinde terk edildiği, davacının bina bu hâlde iken emek ve masraf yaparak 2 No.lu daireyi yaşanabilecek hâle getirmiş olduğu ve bu vakıalara dayalı olarak dairenin kendisine ait olduğunun tespitini talep ettiği, davacının bu talebinde hukuki menfaatinin bulunmadığı” gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça yapıldığı iddia edilen işlemlerin bağımsız muhdesat niteliğinde olmayıp muhdesat için yapılan faydalı giderlerden olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Kararın isabetsiz olduğunu, her ne kadar davaya konu arsa üzerinde kaba inşaat yapılmış ise de davacının yaptırdığı inşaat işlemleri sonucunda şu an hâli hazırda var olan 2 numaralı dairenin meydana getirildiğini, usulüne uygun yapılmış olsaydı müstakil tapuya sahip olması gerektiğini, davacının yaptığı inşaat ve tadilat ile 2 numaralı daireyi meydana getirip yeni bir muhdesat oluşturduğunu, hukuki yarar olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, 2. Öte yandan davacıdan önce muhdesatın var olup olmadığı, binanın hangi aşamada bırakıldığı gibi hususların tespit edilmediğini, bu konuda bilgi sahibi olan davacı tanığının dinlenmediğini, duruşmada hazır edildiği hâlde dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.