Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/311 E. 2025/4096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/311
- Karar No
- 2025/4096
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1392 E., 2024/2455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/463 E., 2022/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1460 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın diğer paydaşlarının 27.06.2019 tarihinde 200.000,00 TL bedelle paylarını davalı ...'a sattıklarını, müvekkiline bildirim yapılmadığını ileri sürerek dava konusu 1460 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/6 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, payın alınacağından davacının haberdar olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının önalım hakkına dayalı açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında, davalının fiili kullanım iddialarına yönelik olarak keşif yapıldığı, keşif esnasında davacının satın almış olduğu yer ile davalı tarafından davacının kullandığı iddia edilen yer arasında sınır taşlarının olduğunun gözlemlendiği, keşif mahallinde dinlenen davalı tanığı ... , ... ve ... 'nun beyanına göre önceden beri davacının kullandığı yerin ayrı olduğu ve sınır taşlarıyla davacının kullanmış olduğu yerin ayrıldığı, davacıya ait olduğu iddia edilen yer ile davalının satın almış olduğu yerin davalı satın almadan önce farklı zamanlarda sürüldüğünün beyan edildiği, davalı tanık beyanlarını destekler nitelikte davacının kullandığı iddia edilen bölümde davacının yaptırmış olduğu davacıya ait ev bulunduğu, yine davacının kullanıldığı iddia edilen bölümde farklı ağaç türlerinin bulunduğu, Mahkemece yapılan gözlem, davalı tanık beyanları ve davacıya ait olduğu iddia edilen alanda davacıya ait ev bulunması ve bu alanda davalının satın almış olduğu alandan farklı ağaç çeşitlerinin olması taşınmazda önceden beri fiili kullanım olduğunu gösterdiğini, dinlenen davacı tanıkları ...'nin davacının evinde oturuyor olması ve davacı tanığı ... ile birlikte davacının çalışanı olması, beyanlarının davalı tanık beyanlarına, Mahkemece yapılan gözleme ve fiili duruma aykırı olması sebebi ile beyanlarının yanlı olduğu kanaatine varıldığı, beyanlarına itibar edilmediği, dava konusu taşınmazda davalının iddia ettiği şekilde fiili kullanım olduğu, bu durumda önceki malik zamanında bu kullanım şekline itiraz etmeyen davacının önalım hakkını kullanmak istemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece keşif yapıldığı, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlendiği, tanık anlatımlarına ve arazinin fiili durumuna göre bu iki kısmın krokide gösterildiği, arazinin fiziki durumu ile fiili taksim iddiasına ilişkin kullanılan bölümler arasında ayırıcı sınır, emare bulunup bulunmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlendiği, tespit edilen fiili taksime göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunmadığını, 2. Satış tarihinden önce taşınmazı ayıran, tel örgü, çit vb. bulunmadığını, 3. Davacının kullandığı evin prefabrik olduğunu ilk keşif tarihinde bulunmadığını, 4. Davalı taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmaza tel örgü ve çit çekerek ayırdığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.