Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3086 E. 2026/367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3086
Karar No
2026/367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4034 E., 2025/636 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/136 E., 2024/372 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras taksim sözleşmesine dayalı sulh protokolü uyarınca tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa alacak isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Toplanan delillerden tarafların kendilerine miras kalan taşınmazları 25.12.2015 tarihinde resmi şekilde taksim ettikleri, nispetsizlik iddiasının bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi adi yazılı sözleşme kapsamında, karşılıksız olarak, resmi miras paylaşım sözleşmesi haricinde davalıya devir edilen bir payın ya da taşınmaz kaydının tespit edilemediği görülmekle incelemeye devam olunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi gereği taşınmaz satış sözleşmelerinin geçerlilik şeklinin resmi şekilde yapılmaları olarak tespit edildiği, tarafların adi yazılı olarak düzenledikleri adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın taraflarının muris ...mirasçıları olduğu, murisin mirasçıları arasında 25.12.2015 tarihli rızai taksim sözleşmesi yapıldığı, buna göre de tapuda devir işlemlerinin yapıldığı, dava konusu 46 29... No.lu parsellerin sözleşmeye konu olduğu, davanın taraflarının kendi arasında ayrıca adi yazılı şekilde sözleşme yaptığı, buna göre ... no.lu parseldeki evin davacılara verileceğinin, ... no.lu parselin satışından elde edilecek gelirin ise taraflar arasında paylaştırılacağının belirtildiği, davacıların 1 ve 3. maddeye aykırı davranış nedeniyle tapu iptali ve tescil talepli dava açtığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile davacı tanıklarının beyanlarına göre ... no.lu parseldeki evin davalı tarafından davacıya teslim edildiği ve halen kendisinin kullandığı, ... no.lu parselde ise davalının satış ve birleştirme ile 37/72 payının olduğu, davacıların ise ayrı ayrı 1/18 payının olduğu, taşınmazda başkaca hissedarlar olduğu, satış işleminin henüz yapılmadığı, buna göre adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin 1 ve 3. maddesinin davalı tarafından ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği” gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek taksim sözleşmesinin adi şekilde yapılmasının yeterli olduğunu, tanık beyanlarının lehlerine olduğunu, yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3086, K. 2026/367, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3086-e-2026-367-k-7f1cef9d0cf5