Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2942 E. 2025/3623 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2942
- Karar No
- 2025/3623
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/291 E., 2023/377 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili; 1 13... parsel sayılı taşınmazın içinde bulunduğu alanda ... Belediyesinin 02.10.20 06... sayılı kararı ile imar düzenlemesi yapıldığını, anılan imar düzenlemesinin Samsun 2. İdare Mahkemesi’nin 2010/643 Esas, 2011/385 Karar sayılı ilâmı ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.10.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.12.2021 tarihli ve 2021/996 Esas, 2021/3781 Karar sayılı kararıyla; " 20... tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş Mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması hâlinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği kabul edilmiştir. 3194 sayılı Yasayla eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kanun değişikliği nedeni ile reddine karar verilerek yargılama giderleri davalı taraf üzerinde bırakılmış ve davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, b.Davanın açılmasına davalının kendi kusuru ile sebebiyet vermediğini, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı ... dava konusu taşınmazda tapu kayıt maliki olduğundan zorunlu olarak davada yer aldığı anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekâlet ücreti takdiri bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davalı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile; Mahkeme kararının 3. bendinde "2.691,8 TL’nin" ibaresinden sonra gelen "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesine, hükmün 4. bendinin karardan çıkartılmasına, hükmün 5. bendinin karardan çıkartılmasına yerine, "Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı vekiline iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.