Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2854 E. 2025/3583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2854
- Karar No
- 2025/3583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1799 E., 2025/510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/9 E., 2023/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 16390 parsel sayılı taşınmazın davacılara murislerinden kaldığını, ancak anılan taşınmazın 59.24 m²'lik kısmının davalı tarafça haksız şekilde işgal edildiğini, hatta taşınmazın davalı tarafından diğer davalı ... Otomotiv San. Ltd. Şti.'ne kiralanmak suretiyle kullanıldığını, davalı ...'ın maliki olduğu 16389 parsel sayılı komşu parselin dışına taşarak davacıların taşınmazını 2011 yılından bu yana işgal ettiğini, gönderilen 01.10.2020 tarihli ihtarname ile işgalin sona erdirilmesinin istendiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; dava tarihinden geriye doğru 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Otomotiv San. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Davalı ... vekili, kanuni süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı tarafın rızası olmadığı halde, davalı tarafın, davacıların mülkiyet haklarına karşı yapmış oldukları müdahale sebebiyle TMK 995/1. maddesi uyarınca davacılara bir tür haksız fiil tazminatı olan ecrimisil ödemek mecburiyeti bulunduğu, bu bağlamda davacı tarafın davasını ispat ettiği..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 1.390,00 TL ecrimisilin, 14.04.2022 tarihli ek raporda belirtilen dönem sonlarından itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava; ecrimisil istemine yönelik olup 2023 karar yılı için kesinlik sınırının 17.830,00 TL olarak belirlendiği, kesinlik sınırının her davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekip somut olayda; HMK 107. maddesi kapsamında 10.0000 TL üzerinden açılan belirsiz alacak davasında bilirkişi raporu doğrultusunda 06/12/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunularak dava değerinin 19.770.00 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece 1.390,00 TL üzerinden kısmen kabul kararı verildiği, arttırım dilekçesi ve kabul edilen miktar dikkate alındığında 18.380,00 TL yönünden verilen ret kararına karşı da davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin arttırım yaptığı 19.770,00 TL ecrimisil bedelinin 3.295,00'şer TL.sinin davacılar ..., ..., ..., ... ve ...; 1.647,50'şer TL.sinin ise davacılar ... ve ... hissesine tekabül ettiği, davacıların ayrı ve bağımsız dava açma hakkı varken subjektif dava yığılması biçiminde dava açtıkları, her bir davacı yönünden kabul edilen ecrimisil değeri ve karar tarihindeki kesinlik sınırı dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararının 17/03/2023 karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu, bu nedenle davacı talebinin HMK 341/2 uyarınca usulden reddi gerektiği; öte yandan her ne kadar davalı vekilince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulmuş ise de, katılma yoluyla istinaf başvurusu asıl istinaf başvurusuna bağlı olarak yapıldığından, istinaf incelemesinin esas incelemesine girilmeksizin reddedilmesi durumunda, katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan tarafın başvurusunun da reddi gerektiğinden, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin de ayrıca usulden reddi gerektiği..." gerekçesiyle; davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma dilekçelerinin HMK'nın 345, 348, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar itibarıyla ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf ilamının haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta ihtarname tebliği şart olmadığı halde Mahkemece ihtarname gönderilmesi gerektiğinden bahisle ihtarnamenin gönderilmesinden geriye doğru sadece üç aylık dönem için ecrimisil hesaplanarak bu bedel üzerinden davanın kabulünün doğru olmadığını, bu tür davalarda ihtarnamenin gönderilmiş olmasının sadece faizin başlangıç tarihi açısından önemli olduğunu, öte yandan dava konusu taşınmaz davacılara miras yoluyla intikal etmiş olmakla müvekkilleri arasında halen el birliği mülkiyeti hali bulunduğundan birlikte dava açmalarının zorunlu olduğunu, tek başlarına dava açmalarının ise mümkün olmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya kapsamı itibarıyla; eldeki davada, davacılar arasında halen iştirak halinde bulunan taşınmaza yönelik davalıların haksız müdahaleleri nedeniyle ecrimisil talep edildiği, davanın ise HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava dilekçesinde ve bedel artırım dilekçesinde ayrı ayrı miras payına ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığı, davacılar arasında el birliği halinin devam ettiği, yargılama sırasında davacı tarafın 06.12.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi sunularak dava değerini 19.770.00 TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır. Yargılama netcesinde İlk Derece Mahkemesince davacılar lehine 1.390,00 TL ecrimisile hükmedilmiş olup, reddedilen 18.380,00 TL'lik kısım esas alınmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibarıyla istinaf incelemesine tâbi kararlardan olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun esastan incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf dilekçesinin reddi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.