Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2316 E. 2025/5281 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2316
Karar No
2025/5281
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2821 E., 2024/1786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/154 E., 2023/362 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... vekili ve karşı davada dahili davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden karşı davada dahili davalı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, satış vaadi sözleşmesi gereğince 24 82... parseldeki hisselerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı- karşı davacılar vekili süresinde sundukları ve harçlandırdıkları cevap ve karşı dava dilekçelerinde; murisin 91 yaşında başka bir amaçla verdiği vekâletname hile yoluyla kullanılmak sureti ile davacının eşinin vaat borçlusunun vekili sıfatıyla taşınmazı davacıya çok düşük bedelle satmak için vaatte bulunmasının vekâletin kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiş ve asıl davanın reddini savunmuştur.

2. Karşı davada dahili davalı ... vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile; zamanaşımı süresinin dolduğunu, vekaletin kötüye kullanılmadığını, gerçekte ... ...'in taşınmazı müvekkiline sattığını ve parasını aldığını, daha sonra ise davacının taşınmazı satın almak istemesi üzerine satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, karşı davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vaat alacaklısı olan davacı ile vaat borçlusunun vekili olarak satış vaadi sözleşmesini akdeden dahili davalı ...'in karı koca oldukları, taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir fiyatla satışının kararlaştırıldığı ve tanık beyanları gerekçe gösterilmek sureti ile vekaletin kötüye kullanıldığı kanaatine varılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ... vekili ve karşı davada dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tarihsiz adi yazılı sözleşmenin davalarını kanıtladığını, vekâletin kötüye kullanılmadığını, murisin zararının olmadığını, parasını aldığını, satış vaadi sözleşmesinde gösterilen değerin makul olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Karşı davada dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesine; tarihsiz adi yazılı sözleşmenin murisin tüm haklarını müvekkiline sattığını kanıtladığını, davacının müvekkilinin eşi olmasının vekâletin kötüye kullanıldığını göstermeyeceğini, vekâletin kötüye kullanılmadığını, murisin zararının olmadığını, parasını aldığını, satış vaadi sözleşmesinde gösterilen değerin makul olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; karşı davada vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin feshi istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2316, K. 2025/5281, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2316-e-2025-5281-k-47df5752d123