Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1772 E. 2025/4806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1772
- Karar No
- 2025/4806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3097 E., 2025/281 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/73 E., 2023/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu İzmir ili, .... ilçesi, .... Mevkii, 1 61... parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazda 3/64 pay ile malik olduklarını, davalı tarafından farklı tarihlerde diğer paydaşlardan pay satın alınarak taşınmazda 61/64 oranında pay sahibi olunduğunu ileri sürerek ön alım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı 61/64 payın tapuda iptali ile davacılar adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından paylarından bir kısmının davalıya satıldığını, bu satış ile paydaşlığa üçüncü kişinin girme imkânının sağlandığını, ön alım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların da maliki bulunduğu elbirliğine konu 1/8 payın, 23.12.2022 tarihli satış işlemi ile davalıya devredildiği, davacılar tarafından davalının paydaşlığının kabul edildiği, paydaşlığı kabul edilen davalıya karşı ön alım hakkının ileri sürülemeyeceği, davacılar tarafından yapılan pay satışının ön alıma konu edilmesinin dürüstük kuralı ile bağdaşmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ve dava dışı eski paydaşlar tarafından 23.12.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile dava konusu taşınmazda elbirliği hâlindeki 1/8 payın davalıya satıldığı, ön alım hakkının amacının birbirini tanıyan paydaşların arasına yabancı bir kimsenin girmesini önlemek olduğu, ön alım hakkının bölünmesinin de mümkün olmadığı, davacıların kendi yaptığı satışa karşı ön alım hakkını kullanmalarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı yararına tarifenin üçüncü kısmına göre harçlandırılan 2.662.629,51 TL üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiş, davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; davalı tarafça maktu istinaf başvuru harcı ödenerek istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bu nedenle davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, 23.12.2022 tarihli satışa kerhen izin verilmek zorunda kalındığını, Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirtildiği gibi paydan daha önce satış yapılmasının kötüniyet kabul edilemeyeceğini, taşınmazda paydaşlık devam ettiği sürece ön alım hakkının kullanılabileceğini, davanın süresinde açıldığını, mahkeme kararlarında işaret edilen İçtihadı Birleştirme Kararı ile somut olayın uyuşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.