Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1742 E. 2025/5374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1742
- Karar No
- 2025/5374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/826 E., 2025/296 K. MİRAS BIRAKAN: ... İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/826 E., 2024/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisin 23.03.2015 tarihli vasiyetname ile sahibi ve hissedarı bulunduğu ve bulunacağı Türkiye Cumhuriyeti hudutları dâhilinde bulunan tüm taşınmazlardaki hak ve hisselerinin 1/2'sini davalı ...'a bıraktığını ancak vasiyetnamenin gerek içeriği ve gerekse düzenleme koşulları itibariyle kanunun aradığı şartları taşınmaktan uzak olduğunu, vasiyetnameye dayanak yapılan raporun geçerliliğine itirazlarının bulunduğunu, bahse konu raporun kapsamlı bir değerlendirme yapılmaksızın ve esasen bu değerlendirmeyi yapmaya yetkin olmayan bir kurum tarafından düzenlendiğini, Yargıtayın birçok kararında ifade edildiği gibi bu gibi raporların konu hakkında yetkin kurum olan Adli Tıp Kurumunca düzenlenmesi gerektiğini, beyanlarını destekler nitelikte Yargıtay kararının bulunduğunu, murisin söz konusu vasiyetname ile açıkladığı irade beyanının esasen murisin gerçek iradesi olmadığını, murisin fiil ehliyetin sahip olup olmadığı hususunda tıbbi vesikalar ve verilen raporların yanında tanık beyanları ile murisin sözleşme tarihindeki tutum ve davranışlarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile .... Noterliğinin 23.03.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'ın işlerini yürütmeye engel teşkil edecek bir sağlık sorunu ya da akli melekelerinde bir sorun olmamasına karşın davacı tarafın tamamen kötüniyetli olarak henüz sahip olmadıkları miras paylarını kendilerince garantiye almak için murisi vesayet altına aldırmaya çalıştıklarını, murisin vasiyetnameyi bu olaydan 5 yıl önce düzenlemiş olup 2019 yılında tamamen aklı başında olan murisin 2015 yılında çok daha iyi durumda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Murisin düşünsel yetilerini etkileyerek kısa süre önce düzenlenen vasiyetnamenin düzenlenmesinde etkisi olup olmayacağına dair herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, bulguların Adli Tıp Kurumu raporunda gerektiği gibi irdelenmediğini, 2. Dinlenen tanık beyanları ile toplanan delillerden murisin vasiyetnameyi yanılma ile düzenlediği yönünde görgü ve bilgiye dayalı beyan elde edilemediği ve irade sakatlığı iddiasının ispatlanamadığı ifade edilmiş ise de, bu değerlendirmenin doğru olmadığını, 3. Murisin vasiyetname düzenleyeceği sırada lehine vasiyet yapılan davalının çalışanlarının tesadüfen aynı noterde bulunup işleme tanıklık etmiş olabilecekleri ihtimal dâhilinde bulunmadığına göre bu kişilerin davalı tarafından yönlendirildiğinin açık olduğunu, açıklanan bu nedenler karşısında vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, irade sakatlığı ve ehliyetsizlik hukuksal nedenlerine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.