Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1731 E. 2025/5376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1731
- Karar No
- 2025/5376
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/793 E., 2025/247 K. ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/608 E., 2022/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 12.03.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. Ek karar asıl dosyada davacılar-birleştirilen dosyada davalılar vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin temyizen incelenen kararın mahiyeti gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2025 tarihli ek kararına ilişkindir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 19.02.2025 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının verildiği 2025 yılındaki 544.000,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen miktar 169.424,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.03.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y Asıl dava tespit ve ihbarnamenin iptali, birleştirilen dava ecrimisil istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacılar, birleştirilen davada davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün asıl davada davacılar- birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince 12.03.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğu tarafından dava değeri olarak belirlenen 169.424,00 TL'nin, Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 19.02.2025 tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz olunan ek karar onanmıştır.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayım tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Eldeki asıl davanın açıldığı 2016 yılında temyiz sınırı 40.000,00 TL, birleştirilen davanın açıldığı 2017 yılında ise temyiz sınırı 41.530,00 TL olup hükmedilen 169.424,00 TL ecrimisil miktarı temyiz sınırının üzerindedir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu gözardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibarıyla 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu Kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibarıyla temyiz incelemesi mümkün olduğundan ek karar kaldırılarak işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ek kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.