Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1701 E. 2025/5358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1701
- Karar No
- 2025/5358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/169 E., 2025/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/110 E., 2024/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Edirne ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 1 38... parselde taşınmazın 1/3 oranında müşterek maliki olduğunu, hissedarlardan ... ...'nün hissesini 05.01.2023 tarihinde davalı ...'e sattığını, davalı tarafın taşınmazın hissedarlarından ... ...'in oğlu olduğunu, müvekkilinin ise yeğeni olduğunu, taşınmaz üzerinde herhangi bir fiili taksim bulunmadığını, satış bedelinin yüksek gösterildiğini, satışın 11.01.2023 tarihinde noter aracılığıyla müvekkiline bildirildiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ön alım hakkı kapsamında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda yaklaşık 20 yıldır ... ... ve ... arasında fiilen taksimin söz konusu olduğunu, davacı tarafın muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin 05.01.2023 tarihinde ... ... hissesini 666.000,00 TL bedel ile satın aldığını ve tapuya da aynı miktarın beyan edildiğini, satış bedelinin tamamının ... ...' ye ait ... Bankasında bulunan hesaba yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu hissenin satış tarihi incelendiğinde davanın iki yıllık süresi içerisinde açıldığı, davacı tarafa noter ihtarı yapıldığı ve 3 aylık süre içerisinde davacı tarafça huzurdaki dava ikame edildiği, davacı ...'in kullandığı yer belirli ise de davalıya pay satan ... kullandığı yerin olmadığı sabit olduğundan fiili taksime yönelik savunmaya itibar edilmediği, her ne kadar davacı tarafça bedelde muvazaa iddiası ileri sürülmüş ise de gerek bilirkişi raporunda belirtilen hisse bedelinin satış bedeliyle arasında misliyle fark bulunmayışına gerekse davalı tarafça sunulan banka dekontu karşısında bedelde muvazaa olgusu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın fiilen iki parça halinde kullanılması sebebiyle davacının Kanun kapsamında ön alım hakkını kullanamayacağı kanaatinin bildirildiğini, taşınmazda hisse devri gerçekleştiren dava dışı önceki ... payının kullanılması hususunda müvekkiline izin verdiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, taşınmaza ilişkin ÇKS kayıtlarının getirtilmediğini, dava dışı pay satan ... beyanının alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.