Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1695 E. 2025/4335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1695
- Karar No
- 2025/4335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1645 E., 2025/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/300 E., 2021/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 27.02.2014 tarihli sözleşme ve 29.04.2014 tarihli ek protokol ile prekast cephe yapımının kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin teminatlarını cezai şart olarak irat kaydettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL'nin davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.263.514,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işi zamanında ve eksiksiz yapmadığını, sözleşme feshedilmeden önce davacıya ihtarnameler gönderildiğini ve işin tamamlanması için defalarca uyarıldığını, teminatların irat kaydedilmesinin sözleşmenin 35. maddesine uygun olduğunu, ayrıca gecikmeden dolayı cezai şart talep etme hakkının sözleşmede açıkça düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafça feshinin haksız olduğu, tamamlanan işe nazaran tespit edilen eksik ve ayıpların feshi haklı kılacak düzeyde bulunmadığı, anılan ayıp ve eksiklerin iş bedelinde indirim sebebi olabileceği, davacının bakiye iş bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.263.514,00 TL'nin 25.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talep konusu alacak likit olduğundan belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, iş süresinin müvekkilinin hatası ile değil davacı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden uzatıldığını, davacının da kararlaştırılan sürede işi bitireceğini taahhüt ettiği halde tamamlamadığını, hakediş bedellerinin süresinde ödendiğini, hukukçu bilirkişinin raporda değerlendirmesinin bulunmadığını, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, uzman görüşünün dikkate alınmadığını, müvekkilinin davacı tarafın sürekli işi aksatması ve yapılan işi sözleşmeye aykırı bir şekilde yapması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.