Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/999 E. 2024/5565 K. – Mülkiyet Hakkına
Konu: Mülkiyet Hakkına Dayalı Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/999
- Karar No
- 2024/5565
- Karar Tarihi
- Konu
- Mülkiyet Hakkına Dayalı Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1521 E., 2024/162 K. DAVA TARİHİ : 26.08.2020 KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/524 E., 2022/120 K. Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Beştepe Mah., Misket Sok. No:21/1 adresindeki taşınmazını ... Üniversitesi Hastanesine kiraya verdiğini, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK kapsamında ... Üniversitesi Hastanesi'ne ve dava konusu taşınmazına el konulduğunu, taşınmazının kendisine teslim edilmemesi nedeniyle taşınmazını kullanamadığını, kira gelirinden mahrum kaldığını, davacının taşınmazın teslimi için müracaatta bulunduğunu ancak sonuç alamadığını belirterek davalının tahliyesine, kira kaybının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01/06/2017 tarih 16271 sayılı yazıda olağanüstü hal kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar tarafından 3. şahıslardan kiralama suretiyle kullanılmış taşınmazlara ilişkin olarak inceleme ve değerleme komisyonlarınca düzenlenen raporlara göre idareye yapılan başvuruda geriye dönük kira bedelinin faizi ile birlikte istenilmesine verilen cevapta geriye yönelik herhangi bir hak talebinde bulunulmaması ve taşınmazın tapu siciline tedbir şerhi konulması halinde taşınmazın iade edileceğinin bildirildiğini ancak davacı tarafından idareye herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, ... Üniversitesi Sağlık ve Uygulama Hastanesi tarafından kiralık olarak kullanılan ve Kurumları tarafından tahliye edilen ve kullanılmayan kiralık binaların İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi talimatı gereğince Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından teslim alınmasının istendiğini, bu yazıda davacıya ait taşınmazın da bulunduğunu, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacı ile herhangi bir kiralama sözleşmesi yapılmadığını ve taşınmazın idareye teslim edilmediğini, davanın kendilerine değil Sağlık Bakanlığına karşı açılması gerektiğini belirterek davanın husumet yokluğundan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulü toplam 71.818,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, b. Mahallinde yapılan keşifte, dairenin halihazırda sağlık hizmetinde kullanılmadığının, kapısında herhangi bir mühür olmadığının, anahtarının ev sahibinde olduğunun tespit edildiğini ancak Mahkemece davacının tahliye istemiyle ilgili davasının konusuz kaldığının tespit edilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, c. Davacı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de kabul edilemez olduğunu, taşınmazın kullanımının Mülga Maliye Bakanlığından (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) alınan 24/07/2016 tarihli ve 20613 sayılı yazı gereği, Sağlık Bakanlığı'na bırakıldığını ve dolayısıyla davacının davasının İdareye değil Sağlık Bakanlığına açılması gerektiğini, d. Davacının taşınmazının iadesi için başvuruda bulunmadığını ve taşınmaz kaydına tedbir konularak gerekli taahhüt imzalanması halinde taşınmazın davacıya iade edileceğini, davacının bu şartları yerine getirmediğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.