Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/933 E. 2024/5661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/933
- Karar No
- 2024/5661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1623 E., 2023/2321 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/141 E., 2022/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/306 Esas, 2017/266 Karar sayılı ilamı ile muris ...'a ait mirasçılık belgesinin tanzim edildiğini, ancak bu kararda muristen sonra ölen kardeşi ...in mirasçısı olarak evlatlığı ... mirasçı olarak gösterilmiş ise de; ...'ın evlat edineni ...i kasten öldürdüğünden bahisle mirasçılık sıfatını kaybettiğinin gözardı edildiğini, nitekim İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1249 Esas, 2018/929 Karar sayılı kararı ile muris ...i kasten öldüren ...'ın mirasçı olamayacağı belirtildiği gibi, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/486 Esas, 2017/804 Karar sayılı kararında; muris ...'ın mirasçıları arasında ...'a yer verilmediğini, Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/353 Esas 2018/428 Karar, 2018/278 Esas, 2019/247 Karar, 2018/642 Esas ve 2019/251 Karar sayılı kararları ile ...'ın, ...in mirasından yoksun olduğunun tespitine karar verildiğini ileri sürerek, Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 Esas sayılı dosyasından verilen yetki belgesi gereğince, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/306 Esas, 2017/266 Karar sayılı ve 09.03.2017 tarihli mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mirasçılık sıfatı bulunmadığını, İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/30 Esas sayılı dosyası ile açılan ve İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1100 Esas 2015/844 Karar sayılı veraset ilamının iptali konulu davanın beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...in 2005 yılında öldüğü, ...in evlatlık edindiği ... tarafından öldürüldüğü, Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/353 Esas ve 2018/428 Karar sayılı kararı ile davalı ...'in ...in mirasından yoksun olduğunun tespitine karar verildiği, İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1249 Esas, 2018/929 Karar sayılı mirasçılık belgesine ilişkin kararda ...in mirasçılarının tespit edildiği ve işbu kararda davalı ...'in mirasçı olamayacağından mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediği, her ne kadar muris ...in 2005 yılında vefat edip, kendisinden önce 1995 tarihinde vefat eden kardeşi ...'ın mirasçılık belgesinde evlatlığı olarak davalı ...'e de mirasçı olarak kabul edilip pay verilmiş ise de TMK. 578/1 hükmü gereğince, evlat edinen ...in evlatlığı olan ...'in ... mirasçısı olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile veraset ilamının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan ret kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının muris ...in mirasçısı olmadığını ve işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, b. Dava dışı kişiler tarafından açılan İzmir 14. Asliye Hukuk 2018/30 Esas ve birleştirilen mirasçılık belgesinin iptali davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.