Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/816 E. 2024/5663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/816
- Karar No
- 2024/5663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1767 E., 2023/2427 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/758 E., 2021/391 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili,...ilçesi, ... Mahallesi,...... Mevkiinde bulunan 102 ada, 97 parsel No.lu (eski 545 parsel) taşınmazın evveliyatında ... Köyü Tüzel kişiliği adına kayıtlı Mera Parseli olduğunun ekte sunulan tapulama tutanakları ile sabit olduğunu, 2014 yılında yapılan işlemle...Belediyesi adına ücretsiz olarak devir işlemi yapıldığını, mera il komisyonunda alınan karar gereği davanın açıldığını, bu nedenle davalı ... adına olan tapu kaydının iptal edilerek mera vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın müvekkili Belediye yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, 6360 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ... Köyünün tüzel kişiliğini yitirmesiyle birlikte, mahalle olarak...Belediyesine katılması akabinde taşınmazın...Belediye Başkanlığının talebi ile ... adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın halihazırdaki durumunun mera vasfında olmadığını, hava alanı, hava limanı, önemli doğa alanı kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, davaya konu yerin kadimden itibaren mera olarak kullanılan bir yer olduğunu, kurumlarına devredildiğini,...Belediyesi adına tescilinin yapıldığını, taşınmazın yerinde incelenmesinde mera vasfının olmadığı, taşınmaz üzerinde Milas-Bodrum havalimanı pistinin bulunduğu, 6360 sayılı Kanunla tüzel kişiliğini kaybeden köylerin üzerinde bulunan taşınmazların maddi değerleri dikkate alınarak ilgilisine göre dağıtıldığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile; "Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.” düzenlemesinin yapıldığı, buna göre yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde kalmadığı ve 4342 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunmadığının sabit olduğu, bu cihetle dosya kapsamında 4342 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmemiş bulunduğu sabit görülmekle davanın reddine, davalı ... Belediyesi açısından ise taşınmazın...Belediyesi adına kayıtlı olması sebebiyle husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Dava konusu meranın...Belediyesi adına tescili için hiçbir hukuki sebebin bulunmadığını, meralar özel mülkiyete konu olamayacağından yapılan tescilin yolsuz tescil olduğunu, b. Davanın reddinin ancak Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesindeki koşulların mevcudiyeti halinde mümkün olduğunu, Mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmadığını, belediye cevap yazısında; kanunen esas alınan tarihler bakımından dava konusu yerin mücavir alan içerisinde olmadığı ve kesinleşmiş imar planı bulunmadığının bildirildiğini, c. Belirtilen nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi beyan edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mera iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.