Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/806 E. 2024/5668 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/806
Karar No
2024/5668
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1917 E., 2023/1256 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/167 E., 2023/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili,...ilçesi, ...(...) ve ... Köyü ile ... ili, ... ilçesi, ... Köyü arasında kalan ...Yaylası bölgesinin bir kısmının (tamamı ...-... 105 Ada 30 Parsel sayılı mera) kadimden bu yana ... Köyü tarafından da kullanıldığını, anılan bölgenin, ..., ..., 105 ada 30 parsel sayılı mera alanı içerisinde kaldığını, anılan mera alanının evveliyatında davalı Belediyeye bağlı ... Köyü ile beraber ...... ve ... Köylüleri tarafından hay... otlaklığı olarak kullanıldığını, daha önceden meradan faydalanan köylülerin istifade etmelerinin engellendiğini, 20.03.1979 tarihli İçişleri Bakanlığı kararı ile ...Yaylasından .../... Köyü ile beraber ... Köyünün de istifade etmesinin hüküm altına alındığını, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, İçişleri Bakanlığı kararının dikkate alınmadığını, neticeten ... ilçesi, ... Köyü, 105 ada 30 parsel sayılı meranın, hayat gölünden başlayarak doğu istikametine doğru, ...Yaylası içerisinde geçen (bulak suyunun) akarsuyun battığı yerde kalan alan için, akarsuyun...tarafının davalı tarafından kullanılmasının ...ve...ilçesi .../... Köylerine tahsisine veya sadece davalının ...karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; ... ilçe Tapu Müdürlüğün'den dava konusu taşınmazın tapu kaydı ve kadastro tutanaklarının istendiği, gelen kayıtların incelenmesinde; dava konusu taşınmazın; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde, kamu orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırıldığı, kadastro tespit tutanağının 19.08.2008 tarihinde itiraz edilmeyerek kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde; "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" şeklinde düzenleme bulunduğu, bu itibarla; davacı tarafından açılan da...ın on yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle işin esasına girilmeden da...ın hak düşürücü süreden usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; A. Açtıkları davada hem kadastro öncesi nedenlere hem de kadastro sonrası nedenlere dayandıklarını, iki yıl öncesine kadar davacı köylerin dava konusu meradan faydalandığının belirtildiğini, Mahkemenin ilgili delilleri toplamadan karar verdiğini, B. Davacıların eskiye dayalı kullanımlarının bulunduğunu, son iki yıldır davalılar tarafından kullanımın engellendiğini, C. Mahkemece hukuki dinlenilme hakkı gözetilmeden yanlış gerekçeyle hüküm kurulduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Mera aidiyetinin tespiti ve el atmanın önlenmesine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/806, K. 2024/5668, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-806-e-2024-5668-k-c1d6aea3c015