Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3376 E. 2024/5592 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3376
Karar No
2024/5592
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/263 E., 2024/788 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/382 E., 2022/541 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar - birleştirilen davada davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davalı-birleştirilen davada davalılardan gelen olmadı. Karşı taraftan asıl davada davacı-birleştirilen davada davacılar vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Asıl davada davacı - birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin adına kayıtlı İstanbul İli, ...İlçesi, ...Mahallesi 914 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 1/8 hissesinin 29.03.1985 tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile ...'a satışının vaat ve taahhüt edildiğini, ... tarafından satış vaadine konu bu taşınmazın düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 11.04.2002 tarihinde davacıya satışının vaat edildiğini, satış bedelinin tamamının ödendiğini iddia ederek davalılar adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ...nin kendi adına asaleten kardeşi ...hissesi adına vekâleten 1985 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme uyarınca dava dışı ...'a devri taahhüt edilen hissenin.... tarafından davacı ...'e 11.04.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile temlik edildiğini, ...'in 2003 yılında ...nin hissesi olan 1/8 payı adına tescil ettirdiğini; fakat daha sonra .... mirasçıları tarafından ... aleyhine tapu iptali ve tescil istemli dava ikâme edildiğini, davanın kabul edilerek hissenin tekrar... mirasçıları adına tescil edildiğini, ...nin, erkek kardeşi ...nin 23.04.1979 tarihinde öldüğünü gizlediğini, vekâlet görevini kötüye kullanması nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek öncelikle ...i adına kayıtlı 1/8 hissenin iptali ile davacı adına tescili, ikinci kademede dava konusu payın satış tarihindeki rayiç bedelinin güncelleme yapılmak suretiyle ve diğer oluşan zararların davalılardan tahsilini talep etmiştir. 3. Davacı ... yargılama sırasında 04.12.2020 tarihli sözleşme ile dava sonucunda elde edilecek hak ve alacaklarını ...'a; 04.08.2022 tarihli sözleşme ile ...'e temlik etmiş, bahsi geçen kişiler davaya davacı olarak dahil edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar vekili asıl davada sunduğu cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, 2002 yılında yapılan sözleşmede bedelin 50.000,00 TL olarak gösterilmesinin sözleşmenin muvazaalı yapıldığına karine teşkil ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleştirilen davada ise davalılar vekili; asıl davada yapılan Adli Tıp Kurumu incelemesinde ödeme belgesindeki imzanın murislerine ait olduğunun tespit edilemediğini, dava dilekçesinde hem sebepsiz zenginleşme hem haksız fiile dayanıldığını, her ikisi yönünden de 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi bozma ilamına uyularak 04.10.2022 tarihli 2018/382 Esas, 2022/541 sayılı Karar ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.ONAMA İlk Derece Mahkemenin 04.10.2022 tarihli kararı, davalılar - birleştirilen davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.04.2023 günlü 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilamı ile davalılar - birleştirilen davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. V- KARAR DÜZELTME 1.Dairemizin onama ilamına karşı davalılar - birleştirilen davalılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmediğini, 15.05.1985 tarihli belgenin yeterince incelenmediğini, rayiç bedel ve oranlamanın hatalı yapıldığını, hesaplamada dava tarihinin hatalı alındığını, yapılan hesaplamanın oranlama yapılmadan emsallere aykırı yapıldığını, faiziyle dava tarihine kadar işlemiş miktarın dikkate alınması gerektiğini, depo edilen miktarın düşük olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, birleştirilen dava yönünden davacının iyi niyetli olmadığını ve tazminat talep edemeyeceğini, Devletin yolsuz tescilden sorumlu olduğunu, birleştirilen davada vekâlet ücreti hesaplamasının hatalı olduğunu, birleştirilen davanın istinaf yoluna tâbi olduğunu, birleştirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.11.2023 tarih ve 2023/4553 Esas, 2023/5635 Karar sayılı ilâmı ile, "Daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “İstinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki, birleştirilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dava yönünden ise karar tarihi 04.10.2022 olup, bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosyalar temyiz edilmese dahi temyize tâbi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesi gerekmektedir. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 12.04.2023 tarih ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş ise de; yazılı sebeple Mahkemesine iadesi gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilâmı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçeler ile dosyanın mahkemesine iadesine karar verimiştir." gerekçesiyle Dairemizin 12.04.2023 günlü 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. VI.İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/263 Esas, 2024/788 sayılı Kararı ile birleştirilen İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dosyada verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar - birleştirilen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar - birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Birleştirilen davada akdin konusunun imkansız olduğunu, batıl bir sözleşmenin baştan itibaren hüküm ve sonuç doğurmayacağını, 2. Vekaletnamelerin geçersiz olduğunu, ...nin hissesinin baştan yolsuz tescil edildiğini, 3.Devletin tapu sicilinin tutulmasında kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, bu durumda ...nin indirilmiş kusur oranına uygun sorumluluğunun söz konusu olacağını, 4.Davacının satın alma tasarrufunun baştan itibaren geçersiz olduğunu, 5....nin ölmüş kardeşi ...nin vekaletini bilerek kullandığı ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddi gerektiğini, 6.Tazminatın birleştirilen dava tarihine göre belirlenmesinin doğru olmadığını, 7.Tazminat oranlamasında hata yapıldığını, 8.Davacının belediye aleyhine açtığı kamulaştırmasız el atma tazminatı istemli davalar açtığını ve tazminat aldığını, 9.Taşınmaz satış vaaadi sözleşmesinde cezai şart bulunmadığını, 10. Aleyhe taktir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, 11.Bölge Adliye Mahkemesince maktu harca hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil, terditli alacak istemine ilişkindir. 1. Dairemizin 22.11.2023 günlü ve 2023/4553 Esas, 2023/5635 Karar sayılı ilamında davalılar - birleştirilen davada davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi sonucunda birleştirilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dava yönünden karar tarihi 04.10.2022 olup, bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu, istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizin 12.04.2023 günlü ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Asıl davada davalılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde, Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilamımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. 2. Birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davada davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aynı Kanunun 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren, 2.505,00 TL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, ret harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 2.Birleştirilen davada temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılar - birleştirilen davalılardan alınarak davacılar - birleştirilen davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3376, K. 2024/5592, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3376-e-2024-5592-k-ddcf5e4216e3