Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/749 E. 2024/4974 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/749
Karar No
2024/4974
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2023/357 K. DAVA TARİHİ : 01.11.2016 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen miras payının devrine ilişkin sözleşmede gabin nedenine dayalı oransızlığın giderilmesi ve murisin ölümü tarihinden anılan sözleşme tarihine kadar tereke mallarının gelirlerinden pay verilmesi istekli alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ve davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 02/05/2011 tarihinde ölen muris ...'ın terekesinin tek elden ve kolay idare edilebilmesi, kira ve gelirlerin toplanabilmesi, vergilerin yatırılması amacıyla müvekkili tarafından davalılara vekaletname ve feragatname verildiğini, davalıların bu feragatname ve vekaletleri amacı dışında kullanarak murise ait ticari taksi plakalarını, banka hesabındaki paraları ve 56 parseldeki taşınmazı üzerlerine geçirdiğini, anılan malvarlığının kira gelirlerinin alındığını ve müvekkile verilmediğini, müvekkilinin görünürde geçerli resmi devir işlemleri nedeniyle zor durumda kalarak 12.02.2016 tarihli miras pay devri sözleşmesini yapmak zorunda kaldığını, gabin nedeniyle sözleşmedeki oransızlığın giderilmesini ve kira gelirlerinin müvekkiline ödenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davalıların önce sözlü olarak davacının miras payını satın aldığını ve karşılığında 100.000TL ödendiğini, feragatlerin ve vekaletlerin miras payının devri nedeniyle verildiğini, feragatnamenin ve vekaletlerin muvazaalı olmadığını, ancak davacının yetinmeyerek davalılara ihtar çektiğini, bunun üzerine 12.02.2016 tarihli miras pay devrine ilişkin sözleşmenin akdedildiğini, bir diğer anlatımla miras pay devrinin davacının ihtarı üzerine kendi isteğiyle yapıldığını, dolayısıyla geçerli olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06/12/2017 tarihli ve 2016/426 Esas, 2017/444 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 06/12/2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06/12/2018 tarihli ve 2018/717 Esas, 2018/1327 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06/12/2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 27.10.2021 tarihli ve 2021/217 Esas, 2021/2376 Karar sayılı kararıyla eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile edimler arasında açık oransızlık olduğu ve davacının daha önce yapılan devir ve temlikler nedeniyle zor durumda kalarak 12.02.2016 tarihli miras pay devrini akdettiği böylece gabinin yasal unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, gabinin subjektif ve objektif unsurunun oluşmadığını, ayrıca sözleşmenin ilgili maddesine göre davacının devrettiği miras payı nedeniyle alacağının kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras payının devrine ilişkin sözleşmede gabin nedenine dayalı oransızlığın giderilmesi ve murisin ölümü tarihinden anılan sözleşme tarihine kadar tereke mallarının gelirlerinden pay verilmesi istekli alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/4, 371 maddeleri 2. Türk Borçlar Kanunu'nun "Aşırı Yararlanma" başlıklı 28 inci maddesi şöyledir: "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, taraflar arasında davacının avukatının da katılımıyla 12.02.2016 tarihli sözleşme akdedilmiş, bedel karşılığında sözleşmede belirtilen malvarlığına ilişkin miras payının devri kararlaştırıldığı gibi 4 üncü maddesinde devredilen miras payı nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı ve anılan hususlarda hiçbir talebinin olmadığı belirtildiğinden davalılar ibra edilmiştir. 2. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 28 inci maddesine göre aşırı yararlanma olgusunun gerçeklemesi için edimler arasındaki oransızlık hususundaki objektif unsur ve zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanmak suretiyle bu sözleşmenin akdedildiğinin savunulması halinde subjektif unsurun da tüm deliller ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK'nın 28 inci maddesinde ilk sırada belirtilen objektif unsur araştırılmadan karar verildiğinden Dairemizin 27.10.2021 tarihli bozma ilamı ile edimler arasındaki oransızlığın araştırılması istenmiş ve mahkemece yapılan araştırma ile edimler arasında nispetsizlik olduğu tespit edilmişse de davacı yönünden subjektif unsurun gerçekleştiği söylenemez. Dosya kapsamında zarar görenin zor durumda kaldığından sözleşmeyi imzaladığına dair yeterli delil olmadığı gibi davacı sözleşmeyi imzalarken avukatını da yanında bulundurmak suretiyle kendisi yönünden hukuki yardım almıştır. Buna karşın mahkemece yazılı şekilde hüküm kurularak tazminata hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Peşin yatırılan harcın temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/749, K. 2024/4974, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-749-e-2024-4974-k-d6283bf93a69