Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/704 E. 2024/4993 K. – İnançlı İşleme

Konu: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptal, Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/704
Karar No
2024/4993
Karar Tarihi
Konu
İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptal, Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1766 E., 2024/65 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 19.01.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/27 E., 2022/308 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptal, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul, ... ilçesi, ... Köyü, 12 Pafta, 3593 parsel ve 3595 parseli 27.02.1995 tarihli sözleşme ile o zamanki malikleri olan ...ve ...tan 375.000 USD bedelle taksitli olarak haricen satın aldığını, taşınmazlar üzerinde konut yapmak üzere dava dışı S. S. Raykent Konut Yapı Kooperatifi ile 25.05.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davacının arsa bedelinin bir kısmını ödeyememesi nedeniyle ...'dan karzen 9.000.000.000,00 TL aldığını, bunun teminatı olarak 26.08.1997 tarihinde 3593 parsel sayılı taşınmazın 35/100 hissesinin ... adına tescil edildiğini, davalılardan ...'dan aldığı 90.000 USD ve 20.000 DM'ın teminatı olarak 16.09.1998 tarihinde 3595 parsel sayılı taşınmazın tamamının ... adına tescil edildiğini, 3595 numaralı parselin 29.07.2008 tarihinde 4252, 4253 ve 4254 numaralı parsellere ifraz edildiğini, davalı ...'nun 4254 numaralı parseli 28.09.2009 tarihinde dava dışı... Konut Ltd. Şti'ne devrettiğini, ...'nun ise, 3593 numaralı parseli 4532 ve 4533 numaralı parsellere ifraz ettirerek bunlardan 35/100 payı karşılığı olarak 4532 numaralı parseli kendi adına tescil ettirdiğini, taraflar arasındaki ilişkinin inanç sözleşmesi (inançlı akit) olduğunu, taşınmazların gerçekte davacıya ait olması nedeniyle davalı ... adına tescil edilen 4532 numaralı parselin, ... adına tescil edilen 4252 ve 4253 numaralı parsellerin 35/100 paylarının tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... tarafından dava dışı... İnşaat Ltd. Şti.'ne tapuda devredilen 4254 mumaralı parselin 35/100 payının ise, dava tarihindeki rayiç değerinin davalı ...'dan faizi ile birlikte alınarak davacı ...'ya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının dava konusu taşınmazlara hiç bir zaman malik olmadığını, taşınmazların inanç sözleşmesi ile müvekkillerine devredilmediğini, davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava harcının eksik yatırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar tarafından davacıya verilen borcun teminatı olarak sonradan davacıya geri iade edilmek üzere tapuların devir alındığını gösterir yazılı bir delil veya bu durumu muhtemel gösterici taraflar arasında yazışma veya resmi makamlar önünde ikrar, ya da davalıların elinden çıkma bir yazıya rastlanmadığı, taşınmazların önceki maliki ...ın ifadesinden ve dosyaya yansıyan banka kayıtlarından taşınmazların bir kısım bedelinin öncesinde davacı tarafından ödenmiş olmasının davalıların kendi adlarına mal edinimlerinin aksini gösterir nitelikte olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyada çok sayıda yazılı delil başlangıcı ve ikrarın bulunduğunu; davacının inşaatta kullanmak üzere... ve ...'ten karzen aldığı paraların teminatı olmak üzere dava konusu arsaları bu şahıslara tapuda devrettiğini, davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerin sahte olduğunu, ATK'nca eksik inceleme yapıldığını, belgelerin içeriklerinin de incelenerek sahte olduklarının tespitinin gerektiğini, yazılı delil başlangıcı sayılacak olay ve belgeler mevcut olduğundan tanıkların dinlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddia ettiği inanç ilişkisine ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber "delil başlangıcı" niteliğinde bir belge de sunulmadığı, davacı vekili her ne kadar davalılara yapılan ödemelere ilişkin dekontların yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu belirtmiş ise de söz konusu ödeme belgelerinde inanç ilişkisini ispata dair herhangi bir açıklamanın olmadığı, savcılık soruşturma dosyası kapsamında yapılan ödemelerin dava konusu taşınmazlara ilişkin borç ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, davacının dava dilekçesinde ve delil ibrazına yönelik dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davacı tarafın inanç sözleşmesinin varlığını kesin delille ispatlayamadığı anlaşıldığından yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/704, K. 2024/4993, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-704-e-2024-4993-k-2edeb4076434