Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5129 E. 2025/3031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5129
Karar No
2025/3031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2832 E., 2024/2683 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/72 E., 2024/87 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile Hazineye ait taşınmazların trampası sonucu 16.04.2018 tarih itibari ile davacıya geçen İstanbul ili, ... Köyü, ... parsel, 32.200 m² ve .. parsel, 40.860 m² olmak üzere toplamda 72.860 m²'lik taşınmazın incelenmesinde davalının ... parselde yaklaşık 2.490 m² alanlı yerde tek katlı ev ve bahçe inşa ettiğini, 16.04.2018 tarihi itibarıyla aylık 1.300,00 TL ecrimisil bedelinin tespit edildiğini, davalıya 01.10.2018 tarih ve 12759760 sayılı yazı ile tebligat gönderildiğini; fakat dosya incelemesinde davalının yapılan tebligatlara rağmen istenen ecrimisil bedelini ödemediğini, hâlen işgalinin devam ettiğini ileri sürerek 16.04.2018 ilâ 30.07.2019 tarihleri arasında birikmiş toplam 20.150,00 TL ecrmisil alacaklarının her bir ay için ait olduğu ayı takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve haksız işgalin giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği ecrimisil miktarının fazla olduğunu, trampa işlemine karşı İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2018/2604 Esas sayılı dosyası ile iptal davasının açıldığını, iptal davasının neticesinin beklenilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın keşif tarihi itibariyle davalı tarafından kullanıldığı, itibar edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre davalıların haksız işgalci olduğu, davalının kurumlar arasında yapılan trampa işleminin iptali ve tarafına dava konusun taşınmazın satışının yapılması ilişkin açmış olduğu davanın İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 16/02/2021 tarih 2018/2604 E. 2021/295 K. Sayılı ilamıyla reddedildiği, kararın 07/03/2023 tarihinde kesinleştiği, iyi niyetlilik ve haklı zilyetlik yönünden ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davacı ile davalılar arasında kira sözleşmesi veya hukuken geçerli bir akit olmadığı, davacı SGK'nın dava konusu taşınmazda malik olduğu dönem itibariyle ecrimisil alacağının yasal şartlarının oluştuğu, usulüne uygun ıslah dilekçesinin sunulduğu, davacının davasını ispat ettiği..." gerekçesiyle davanın ecrimisil talebi yönünden kabulüne, el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davacı ... vekilinin istinaf incelemesinde; Maliye Hazinesinin yargılamanın devamı esnasında davaya konu taşınmazın maliki olduğu, mahkemece bu doğrultuda HMK 125. Maddesi gereği davayı takip edip etmediği hususunda taraf teşkilinin sağlandığı, ancak verilen dilekçe ile men'i müdahale taleplerinin olmadığının belirtildiği nazara alındığında, mahkemece söz konusu dilekçe kapsamında karar verilmesine yer olmadığına ve bu doğrultuda davacının bu isteminin olmaması ile aleyhine hüküm kurulmamış olmasına göre lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olması..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, "...davacı SGK bakımından istinafa kabil bir karar bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen dönemde malik kaydının bulunmadığından davaya dâhil edilmenin hatalı olduğunu, ancak Mahkemece davacı olarak kaydedildiğini ve davanın takip edilmek zorunda kalındığını, Hazine adına hüküm tesis edilmediğini; ancak başlıkta yer aldığını, dava takip edilmek zorunda kalındığı için vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, aktif husumetten reddine karar verilerek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5129, K. 2025/3031, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-5129-e-2025-3031-k-bdb7dd228697