Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5054 E. 2025/3333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5054
- Karar No
- 2025/3333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/423 E., 2024/1576 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/10 E., 2023/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; Elazığ ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilleri ve davalının birlikte paylı malik olduklarını, bu taşınmazlardan ... parsel üzerindeki murislerinden kalan kerpiç evin zaman içinde çok eski olması nedeniyle 1985 yılında yıkılıp bu parselde bulunan 3 katlı yığma betonarme ev, istinat duvarları, süs havuzu, bahçe tanzimi, bu parsel ve ... parsel sayılı taşınmazdaki ulaşım yolları, ... parseldeki teraslamanın müvekkilleri tarafından yapıldığını, ... ve ... parsel üzerinde yaşı 30 yıla kadar olan kayısı, ceviz, kavak ve diğer tüm ağaçların da müvekkilleri tarafından yetiştirildiğini, tüm ödemelerin müvekkilleri tarafından eşit şekilde karşılandığını, ayrıca ... parsel üzerinde bulunan 450 tonluk beton havuz da müvekkilleri tarafından yapıldığı gibi bu havuza ve eve akmakta olan suya ait n bir buçuk kilometrelik isale hattının tüm malzeme ve işçiliğinin de müvekkilleri tarafından karşılandığını, bu sepeple tüm muhdesatların müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek muhdesatların müvekkillerine eşit şekilde aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ve davalı vekili; dava konusu taşınmazlar üzerine sonradan yapılan yapıların ve muhdesatların yapım masraflarının davacılar tarafından müştereken karşılandığı hususlarının gerçeğe aykırı olduğunu, muhdasatın müvekkili tarafından meydana getirildiğini, müvekkilinin uzun zamandır İstanbul da ikamet ediyor olması ve 1936 doğumlu olup yaşı sebebiyle gidip gelmekte zorlandığından davacıların müvekkilinin durumundan istifade ederek bu davayı açtıklarını, gelirlerden pay almayarak tüm muhdesatın yapımına müvekkili davalının dolaylı olarak katkıda bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev, evin etrafını çevreleyen taş duvar, evin önündeki oturma terası, yaz damı, ekmek damı, süs havuzu, bahçe istinat duvarı, istinat duvarı ve ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar yönünden muhtesatın aidiyetinin tespiti davası açıldığı, taşınmazlar üzerindeki yapılar ve ağaçlarla ilgili davalılar murisi ...'un da mülkiyet iddiasında bulunduğu, bölge adliye mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda gerekli belgeler toplanarak incelemeler yapıldığı, davalılar murisinin bildirdiği tanıklardan ...'un dinlendiği ancak davalı tanığının davalı tarafın mülkiyet iddiasını doğrulamayıp muhtesatların davacılar tarafından yapıldığını beyan ettiği, davacıların da iddialarını ispatlar mahiyette tanık dinlettiği, ağaçlar yönünden BAM kaldırma ilamı doğrultusunda hava fotoğraflarının dosya arasına alınmasından sonra alınan raporlarda ... parsel sayılı taşınmazdaki 171 adet kayısı ağacının 1984 yılından sonra dikildiğinin belirtildiği, tanık beyanları ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacıların iddiasını ispatladığı, büyük sulama havuzunun ise tescil harici alanda kalıp taraflara ait parsellerde bulunmadığı..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, Elazığ ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zemin + 1. kat ve teras kattan oluşan yığma kargir bir ev, evin etrafinı çevreleyen taş duvar, evin önündeki oturma terası, yaz damı, ekmek damı, süs havuzu, bahçe istinat duvarı, istinat duvarı ve Elazığ ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 171 adet kayısı ağacının davacılara ait olduğunun tespitine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; bölge adliye mahkemesince kaldırılan ilk kararın aynısına yeniden hükmedildiğini, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların muhdesatın meydana getirilip ağaçların dikildiği tarihlerde 10 ve 20'li yaşlarda olup kendilerine ezberletilenleri söylediklerini, tanıkların davalı ...'un taşınmazların gelirlerinden 20 yıl boyunca pay talep edip etmediğini dahi bilmeyip ağız birliği içinde aleyhe beyanda bulunduklarını, yapılan işlerin parasının davacılardan ... tarafından verilmiş olmasının işlerin davacılarca finanse edildiği anlamına gelmeyeceğini, muhdesat yapımı için ödediği bedeli nasıl elde ettiğini ...'un ispatlaması gerektiğini, taşınmazların gelirinin 3/5'inin davalıya verildiğini davacıların ispatlamaları gerektiğini, davalı tanığı ...'un da beyanında; "Davalı ... davacılara, 20 yıl boyunca siz yediniz, biraz da ben yiyeceğim demiştir, ama gelmemiştir, pay almamıştır." diye belirttiğini, köyden gelir elde etmeyen ve pay almayan davalının muhdesatların meydana getirilmesine ve dolaylı olarak giderlerine katıldığının tanık beyanıyla net olarak ortaya konulduğunu, esasen tüm paydaşların muhdesatların meydana getirilmesine ortak olarak iştirak ettiklerini, vekalet ücretinin de nispi tayin edilmesinin hatalı olduğunu, istinaf sebeplerinin istinaf mahkemesince usulüne uygun olarak incelenmediğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyeti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.