Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/502 E. 2025/755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/502
- Karar No
- 2025/755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1669 E., 2023/2096 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/14 E., 2022/322 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 150 ada 66 parsel sayılı taşınmaz ile petrol istasyonunun 2/3’üne davalılardan ... ile birlikte malik olduğunu, adı geçen davalının kendi şahsı ve şirketi adına banka kredisi kullandığını, bu nedenle güvene dayalı olarak taşınmaz ile petrol istasyonunun tapu kaydının davalı ve onun şirketi adına yapıldığını, ancak taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı ile davalının ortak olduğunu, hal böyleyken davalının bu taşınmazı kendi şahsi borcunun ödenmesi ve davacının 2/3 hissesini korumak maksadıyla davalılardan ...’e devrettiğini, bu davalının hissenin davacıya ait olduğunu bildiğini, daha sonra davalıların organize bir şekilde bu hisseyi başka kişilere mal kaçırma maksatlı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil aksi halde belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılardan ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, kendisinin kredi sebebiyle güçlüğe düştüğünü, bu nedenle taşınmazı diğer davalı ...’e devrettiğini, istasyonun yapım aşamasında kalan kısmını ödeyeceğini taahhüt ettiğini, taşınmazın bölünememesi sebebiyle tamamını onun adına yaptığını, adı geçen davalının davacının hissesinin varlığından haberinin olduğunu, ancak davalının sözünde durmadığını, borcun 350.000,00 TL olduğunu ve davalının bunun 65.000,00 TL'sini ödemediğini belirtmiştir. 2.Davalılardan ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın kız kardeşinin eşinin babası olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu ve davacının amacının dolandırma amacıyla hareket ettiğini, davalılardan ... ile aralarında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, gerek davacı gerekse davalılar arasındaki akrabalık bağı ile iş ilişkisinin bulunmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine göre taşınmaz üzerindeki kazanımının korunacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. YARGILAMA AŞAMALARI 1.Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2015/1342 Esas, 2018/657 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/842 Esas, 2020/852 Karar sayılı kararıyla istemin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararıyla tapu iptali ve tescil ile tazminat talebine ilişkin davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/1505 Esas, 2021/1588 Karar sayılı kararıyla istemin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5.Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/14 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararında "...davacı ile davalı ... arasında inançlı işlem olgusunun ispat edilemediği, son kayıt maliki ...'e yönelik tapu iptali ve tescil talebinin esastan diğer davalılara yönelik tapu iptali ve tescil talebinin ise davalıların taşınmaz maliki olmadıklarından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı ile davalı ... arasında inançlı işlem olgusunun kabul edilemediği, davalı şirketin dava konusu taşınmaza hiç bir zaman malik olmadığı, ayrıca şirket yönünden inançlı işlem olgusunun da bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında nam-ı müstear olarak adlandırılan hukuki ilişkinin varlığının davalı ...'ün cevap dilekçesindeki kabul beyanı ile anlaşıldığı, cevap dilekçesinde ..., dava konusu taşınmazın 1/3'ünün kendisine ait olduğunu, davacının hissesinin ise 2/3 olduğunu belirttiği, davalının davacının hissesi oranında davacıyı zarara uğrattığı, davalı ...'ün dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 487.371,00 TL'nin 2/3'ü oranında (324.914,00 TL) tazminat ödemesinin gerektiği, ancak davacının tazminat talebinin 1.000,00 TL olduğu..." gerekçesiyle "davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine; davacının terditli olarak talep etmiş olduğu tazminat talebinin ... yönünden kabulü ile 1.000,00 TL tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine; diğer davalılara yönelik tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. SON İSTİNAF BAŞVURUSU 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ...vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuş olup adı geçen davalı vekili tarafından gerekli harç ve posta masraflarının yatırılmaması sebebiyle 10.01.2023 tarihli ek kararla bu davalı yönünden istinaf yoluna başvurulmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/1669 Esas, 2023/2096 Karar sayılı kararında "...Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu, terditli olarak öncelikle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemli olarak açılan bu davada davacının davasını 1.000,00 TL üzerinden açtığı, yargılama aşamasında taşınmazların keşfen belirlenen dava değeri üzerinden 26.10.2017 tarihinde 8.323,07 TL tutarındaki tamamlama harcını yatırdığı, bu durumda davacının terditli alacak davasındaki talebini artırmak için ayrıca bir ıslah dilekçesi vermesine gerek bulunmadığı, cevap dilekçesi ile davayı kabul eden davalı ... ve davalı şirket hakkında açılan davanın harcı yatırılan dava değeri üzerinden rayiç bedele hükmedilerek kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisi ile "davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine; davacının terditli olarak talep etmiş olduğu tazminat talebinin kabulü ile, davalı ... ve ... Uluslararası Nak. Lojistik İth. İhr. Pet. Ürünleri Oto. İnş. Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile 324.913,99 TL tazminatın bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, -İsticvap taleplerinin yerine getirilmediğini, -Aynı konuya ilişkin ceza dosyasının değerlendirilmemiş olduğunu, -Eldeki davada birden fazla inançlı işlemin söz konusu olduğunu, -İlk inançlı işlemin davalılardan ... varlığının kabul edildiğini, -İkinci inançlı işlem açısından ise yazılı delil başlangıcının bulunduğunu, -Delillerin lehlerine olduğunu, -Bu nedenle tapu iptali ve tescil talebi yönünde karar verilmesinin gerektiğini, -Kararın bu yönüyle hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün tapu iptali ve tescil talebine yönelik kısmının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.